YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2872
KARAR NO : 2017/4269
KARAR TARİHİ : 24.05.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 50/4. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 50/1-a maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden, bilinçli taksirin koşullarının bulunmadığı somut olayda, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kazanın hemen ardından olay yerini terk etmeyip, ambulans çağıran, olayı oluş şekline uygun anlatarak mahkemeye yardımcı olan, lise mezunu, evli, 2 çocuklu, emekli ve şöför olup, duruşma tutanaklarına göre yargılama sürecinde olumsuz bir davranışı bulunmayan ve kovuşturma evresinde kendisini müdafii ile temsil ettiren, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bir karar dışında adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, “Cezaların uyarıcı ve önleyici olabilmesi gerekliliği ile kusur durumu ve kazadan sonraki davranışları dikkate alınarak ve bu hususta olumlu kanaat da hasıl olmadığından” biçimindeki, sanığın olumlu kişilik özellikleri, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı irdelenip gerekçelendirilmeden, salt kusur durumuna dayalı ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle sanığa hükmolunan 3 yıl 4 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.05.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yerel Mahkemenin TCK’nın 50/4. maddesi atfıyla aynı Kanunun 50/1-a maddesinin uygulanmamasına ilişkin hükümdeki gerekçe yeterli görüldüğünden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.