YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14892
KARAR NO : 2014/3358
KARAR TARİHİ : 24.02.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/04/2013 tarih ve 2013/115-2013/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka tarafından, müvekkilinin bilgisi ve talebi olmaksızın, çek talep etmeye ve teslim almaya ilişkin bir yetki devri de olmamasına rağmen, müvekkili adına çek defteri düzenlendiği ve ilgili çek defterlerinin müvekkiline teslim edilmediğini, bunun üzerine davalıya, söz konusu çek defterlerinin talep edilmediğini ve teslim alınmadığını, çek koçanlarındaki imza ve içeriğin müvekkiline ait olmayacağı, sahte olacağı, bankaca bu hususta gerekli önlemin alınması talebini içerir 02/02/2007 tarihli ihtarname gönderildiğini, buna rağmen davalı tarafından müvekkiline 15/01/2007 keşide tarihli 55.000 TL tutarındaki çekin karşılıksız çıktığını, çek karnesinin iadesini aksi halde suç duyurusunda bulunulacağının bildirildiğini, yine söz konusu çekin tahsili amacıyla çek alacaklısı tarafından ihtiyati haciz kararı alındığı ve müvekkilinin ticari işletmesinde haciz muhafazası yapılmaya çalışıldığını, bu işlemin akabinde müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, müşteri ve çalışanlarının gözünde küçük düştüğünü, hakkında icra takibi yapılması nedeniyle mal alımı yaptığı işyerlerinde güven kaybı oluştuğunu belirterek müvekkilinin duyduğu stres, sıkıntı ve üzüntüye sebep olan davalı aleyhinde 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, bankalarda işlem yapmak üzere damadı …’e vekaletname verdiğini, müvekkili bankanın bu vekaletnameye istinaden davacı adına cari hesap açtığını ve çek karnesi verdiğini ve damadına teslim edildiğini, davacının müvekkili bankaya iş bu vekaletnamenin geçersizliği ile ilgili bir ihtarda bulunmadığını, basiretli bir tacir gibi davranmayarak zarara kendisinin sebep olduğunu, dava konusu çekin, davacının ihtarnamesinden daha önce keşide edilerek, ibraz edildiğini ve karşılıksız işlemi gördüğünü, bu nedenle müvekkili bankanın tüm yükümlülüğünü yerine getirerek ihtardan
sonra davacının çekleri hakkında işlem yapmadığını, davacının söz konusu çeklerden haberdar olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının zararı ile bankanın davranışı arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, üçüncü şahsın kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davacı tarafından …’e verilen 12/03/2004 tarihli vekaletnamede geniş yetkilerin devredildiği, bu vekaletnameye istinaden davalı bankanın adı geçen kişiye çek defteri vermesinde sorumluluğunu gerektirecek bir hususun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.