Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11792 E. 2014/19368 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11792
KARAR NO : 2014/19368
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/03/2014 tarih ve 2010/355-2014/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ve temsilcileri tarafından yatırılan paraların istendiği an geri çekilebileceği ve yatırılan paralar karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantileri ile binlerce kişiden para toplama faaliyetinde bulunduğunu, bu garantilerle kandırılan müvekkilinden 25.000 DM tahsil edildiğini, tahsil edilen bu paralar karşılığında kendisine hukuken geçerliliği tartışmalı hisse senedi adlı belgeler verildiğini, müvekkilinin defalarca parasını geri çekmek istediğini davalı şirkete bildirmesine rağmen herhangi bir sonuç alamadığını, davalılar tarafından yürütülen faaliyetin kanuna açıkça aykırı olduğunu, Bankacılık Kanunu’nun ihlal edildiğini, SPK’na aykırı şekilde izinsiz aracılık faaliyetinde bulunduklarını, davalıların basiretli bir iş adamı gibi davranmadıklarını ileri sürerek müvekkili ile davalılar arasında hukuken geçerli bir ilişki kurulmadığının ve açıkladığı nedenlerle hisse senedi devri yapılamayacağının tespitini, kurulan ilişkinin hükümsüzlüğü ile 25.000 DM karşılığı 25.151,73 TL’nin en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkete ait hamiline yazılı hisse senedi sahibi olduğu, hamiline yazılı hisse senetlerinin pay sahibine ilişkin kayıt içermeyeceklerinden ve bu senetler ile ilgili olarak şirket nezdinde herhangi bir kayıt tutulma zorunluluğu bulunmadığından şirket kayıtlarında yer almadığı, davacının elinde bulundu hisse senetlerinin kendisine nasıl intikal ettiğine dair bir kaydın bulunmadığı, hisse senetlerine ödenen bedeli gösteren herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle davacı ile davalı şirket arasında para verilişine ilişkin bağlantının bulunmadığı ve kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece 08.03.2011 ve 19.10.2011 tarihli celselerde verilen kesin sürelere rağmen davacının davalı şirkete ödeme yaptığını gösterir herhangi bir delil sunmamış olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.