Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2015/33913 E. 2017/8514 K. 06.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33913
KARAR NO : 2017/8514
KARAR TARİHİ : 06.07.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Göçmen kaçakçılığı, suç işlemek amacıyla örgüt kurma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık …’ün 01/02/2013, sanık … müdafiinin 05/02/2013 havale tarihli dilekçeleriyle temyizden feragat ettikleri anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık … müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yalnızca itiraz yolu açık olup, yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık … müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
C- Sanık …’nun suç işlemek amacıyla örgüt kurma eylemine ilişkin verilen beraat kararına yönelik temyizde;
Vekalet ücretine yönelik sanık … müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
D- Sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’un göçmen kaçakçılığı eylemleri hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklara yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1- Sanık …, …, … ve …’un 30.09.2006 tarihli eylemlerine ilişkin her bir sanık hakkında hüküm kurulurken TCK’nın 35. maddesinin uygulanması sırasında belirlenen adli para cezasına ilişkin, hesap hatası yapılarak neticeten “6.240.00 TL” yerine “6.920.00 TL” adli para cezasına hükmolunması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
2- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanıklar … ve … müdafii, sanık … müdafii’nin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, sanıklar …, …, … ve …’un 30.09.2006 tarihli eylemlerine ilişkin kurulan hükümlerde adli para cezasının belirlendiği kısımlarda “416 tam gün karşılığı adli para cezası” yerine “375 tam gün karşılığı adli para cezası”, “346 tam gün karşılığı adli para cezası” yerine “312 tam gün karşılığı adli para cezası” ve “6.920.00 TL adli para cezası” yerine de “6.240.00 TL adli para cezası” yazılması ile “TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların” karardan çıkarılması suretiyle HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/07/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.