YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/32467
KARAR NO : 2017/9114
KARAR TARİHİ : 19.04.2017
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, feshin geçerli veya haklı sebebe dayanmadığı gerekçesiyle, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalı işverence feshin geçerli veya haklı sebebe dayandığı kanıtlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Dosya kapsamına göre, işe başlatmama tazminatının davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacı işçinin emekliliğe hak kazanmış olmasına göre, anılan tazminatın davacının dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 128,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 19.04.2017 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı, davalı işveren tarafından gerçekleştirilen fesih işleminin geçersiz olduğunu, objektif bir kadro çalışması yapılmadığını, bu yönde alınmış bir işletmesel karar bulunmadığını belirterek feshin geçersizliği ile işe iadesine, davalı işverenin bir ay içinde işe başlatmaması halinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca 8 aylık brüt ücret tutarında tazminata hükmedilmesine, ayrıca 4 aylık boşta geçen süre ücretinin tespitine karar verilmesinin talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda davacının iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine, davacının kararın kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için davalı işveren başvurması halinde işe başlatılmaması durumunda işçinin kıdemi ve fesih sebebi gözönünde bulundurularak takdiren 6 aylık ücret tutarındaki tazminat ile en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının kendisine ödenmesinin gerektiğinin tespitine karar verilmiş, verilen karar davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2017/164 esas, 2017190 karar sayılı ilamı ile davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353-(1) b) 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuş, temyizin de 6 ay olarak takdir olunan işe başlatamama tazminatının 4 ay olması gerektiği yolunda itirazda bulunmuştur.
Yapılan inceleme sonucunda; işe iade yönünden davalının temyiz inceleme talebi reddedilerek işe iade kararının doğru olduğu tespit olunmuş ancak davacının emekliliği hak ettiği gözönüne alınarak işe başlatılmama tazminatının 4 ay olmaması gerektiği belirtilerek verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması yönünde karar verilmiştir.
İşe başlatmama tazminatının 6 ay olarak belirlenmesinin dosya kapsamına uygun olduğu görüşünde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.
Yargı kararıyla geçersiz bir fesihte bulunduğu saptanan işveren işçiyi başvurusu üzerine işe başlatmazsa iş güvencesi tazminatı ödemek zorunda kalır. İş Kanunu’nun 21. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre “işçiyi başvurusu üzerine işveren 1 ay işe başlatmazsa işçiye en az 4 aylık ve en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur” hükmü açıktır.
Yargı organının iş güvencesi tazminatının belirlenmesinde takdir hakkını kullanırken hangi ölçütlere başvuracağı konusunda yasada bir düzenleme yoktur. Yasanın gerekçesinde yer alan “iş sözleşmesinin sona erdirilmesi sebeplerinin” diğer deyişle iş akdini fehederken işverenin hukuka aykırı davranışının ağırlığının, fesih nedenini ve şeklini gözönünde tutması uygun olacaktır. Bunun yanında işçinin işyerindeki kıdemi de tazminatın saptanmasında bir ölçü olarak değerlendirilmektedir. Hakim bu ölçütleri ve her olayın özelliğini gözönünde tutarak bir sonuca varacaktır.
Somut olayda davacı 27 yıllık çalışan olup aynı nedenle yapılan fesihlerde diğer işçilerden farklı olarak emekliliği hak etmiş olması nedeniyle sadece 4 aylık işe başlatmama tazminatına hükmedilmesi hakkaniyetli sonuçlar doğurmayacaktır.
Davacı işçinin emeklilikle ilgili sigorta primlerinin işçi hissesine isabet eden bölümünün ücretinden kesilmesi, çalıştığı süre içerisinde davalı işverene sağladığı katkı gözönüne alındığında işçiler arasında bu şekilde bir ayrım yapılmasının başta eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, kanunun yorumu ile sadece işçinin iş akdinin fesih nedeni ve kıdemi gönüne alınarak işe başlatmama tazminatının belirlenebileceği, emeklilik nedeni ile iş akdinin feshi halinde 4 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödeneceği yolunda bir açıklama bulunmadığı anlaşıldığından kararın onanması görüşündeyiz.19.04.2017