YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1045
KARAR NO : 2017/4881
KARAR TARİHİ : 08.06.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 62/1, 52, 52/4.53/6 ve 5275 sayılı Kanunun 106. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Her ne kadar gerekçeli kararda, verilen ceza miktarı itibariyle kararın kesin olduğu belirtilmiş ise de, sanık hakkında verilen 18/06/2014 tarihli hükümle 3.000.-TL adli para cezası yanında, TCK’nın 53/6. maddesinin de uygulanmasına karar verilmesi sebebiyle, hükmün temyizi kabil olduğundan kararın kesin olduğuna dair yazılı cümleye itibar edilmeyerek yapılan incelemede;
Müşteki …’ın 09.10.2013 tarihinde talimatla alına ifadesinde, şikayetçi olmadığını beyan etmiş olması sebebiyle, gerekçeli karar başlığında, “müşteki” yerine “katılan” olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün bir yazım yanlışlığı olarak görülmüştür.
Olay günü sanığın sevk ve idaresinde olan aracıyla gece vakti meskun mahal dışında, üç şeritli tek yönlü sola hafif virajlı asfalt kaplama yolda seyrederken, önünden seyretmekte olan ve katılan …’nın sevk ve idaresindeki büyükbaş hayvan yüklü kamyonete arkadan çarptığı ve kaza sebebiyle iki kişinin yaralandığı somut olayda; katılan …’ın 26.02.2014 tarihinde talimatla alınan ifadesinde, kaza sebebiyle kalçasında kemik kırığı olduğunu beyan etmiş olması sebebiyle, TCK’nın 89/2-b hükmünün olayda uygulanma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı belirlenmesi açısından, buna dair iddianın araştırılmadan hüküm tesis edilmiş olması, kanuna aykırı görülmüş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve lehe hükümlerinin uygulanmamasına, tayin edilen cezaya, sürücü belgesinin geri alınmasına dair kararın yerinde olmadığına ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında TCK’nın 52/4. maddesi gereğince, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi yerine, infaz aşamasında nazara alınması gereken 5275 sayılı Kanunun 106.maddesi gereğince ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 6.paragrafının hükümden çıkarılarak yerine “TCK’nın 52/4. maddesi gereğince, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.