YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1526
KARAR NO : 2017/3449
KARAR TARİHİ : 26.04.2017
Mahkemesi :Sulh Ceza Hâkimliği
Haberleşmenin gizliliğini ihlal, özel hayatın gizliliğini ihlal ve görevi kötüye kullanma suçlarından şüpheli … ve diğer 22 şüpheli haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.04.2016 tarihli ve 2016/10529 soruşturma, 2016/6466 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Samsun 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.05.2016 tarihli ve 2016/1346 değişik iş sayılı kararını müteakip, şikayetçinin, şüphelilerin eylemlerini …/… Terör Örgütü kapsamında icra ettiklerine dair yeni delillerin meydana çıktığından bahisle şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını talep etmesinin ardından Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayetçinin talebinde gerekçe gösterilen hususların yeni delil niteliğinde olup olmadığının tespiti ve Samsun 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.05.2016 tarihli ve 2016/1346 değişik iş sayılı kararının kaldırılıp kaldırılmayacağına dair bir karar verilmesi talebi üzerine, anılan Hâkimlik kararının kaldırılmasının mümkün olmadığına ilişkin Samsun 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.10.2016 tarihli ve 2016/2778 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre; Samsun 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.10.2016 tarihli ve 2016/2778 değişik iş sayılı kararı ile “…Şüpheliler hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan herhangi bir soruşturma yapılmadığı, bahsi geçen şüphelilerin terör örgütüne üye oldukları konusunda yeni bir delil elde edildiği takdirde yeni delillerin takdirinin Cumhuriyet Başsavcılığına ait olacağı, Hâkimliğimizin bu konuda karar vermeye yetkili olmadığı, Hâkimliğimizin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı verdiği kararın kesin olduğu…” gerekçeleriyle şikayetçinin dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların yeni delil niteliğinde olup olmadığı ve re’sen soruşturma açılması hususunda takdirin tamamen Cumhuriyet Başsavcılığına ait olacağından anılan Hâkimlik kararının kaldırılmasının mümkün olmadığına karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173. maddesinde yer alan “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz. (6) İtirazın reddedilmesi halinde; Cumhuriyet savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan sulh ceza hâkimliğinin bu hususta karar vermesine bağlıdır.” şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.04.2016 tarihli ve 2016/10529 soruşturma, 2016/6466 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazının reddine ilişkin Samsun 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.05.2016 tarihli ve 2016/1346 değişik iş sayılı kararını müteakip, şikayetçinin talebinde gerekçe gösterilen hususların yeni delil niteliğinde olup olmadığı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak dosyanın yeniden ele alınması gerekip gerekmediği konusunda bir karar verilmesi gerekirken, mercii tarafından şikayetçinin dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların yeni delil niteliğinde olup olmadığı ve re’sen soruşturma açılması hususunda takdirin tamamen Cumhuriyet Başsavcılığına ait olacağından bahisle anılan Hâkimlik kararının kaldırılmasının mümkün olmadığına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Samsun 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.10.2016 tarihli ve 2016/2278 değişik iş sayılı kararının bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 05.01.2017 gün ve 94660652-105-55-13292-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2017 gün ve 2017/3264 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve soruşturma evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/2. maddesinde “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” hükmü yer almaktadır. Böylece kovuşturmaya yer olmadığına dair verilip de kesinleşen kararların sanığın hukuki güvencesini sağlamak bakımından yeniden soruşturulabilmesi için yeni delil bulunması ceza muhakemesi şartına bağlanmıştır. Bu şart aynı zamanda ceza muhakemesine hakim olan “hukuk devleti”, “adil yargılanma hakkı” ve “non bis in idem (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz)” ilkelerinin ihlallerini de engelleyecektir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 71. maddesi ile değişik 173/6. maddesine göre, Cumhuriyet savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davası açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan sulh ceza hâkimliğinin bu hususta karar vermesine bağlıdır.
İncelenen dosyada; Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.04.2016 tarihli ve 2016/10529 soruşturma, 2016/6466 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik şikayetçinin itirazının reddedilip, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesinden sonra, şikayetçinin, şüphelilerin eylemlerini FETÖ/PDY Terör Örgütü kapsamında icra ettiklerine dair yeni delillerin meydana çıktığından bahisle şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını talep etmesi üzerine, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma dosyasının gönderildiği Samsun 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 71. maddesi ile değişik 173/6. maddesi uyarınca şikayetçinin talebinde gerekçe gösterilen hususlarla soruşturma dosyasına sunduğu belgelerin yeni delil niteliğinde olup olmadığı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak dosyanın yeniden ele alınması gerekip gerekmediği konusunda bir karar verilmesi gerekirken, şikayetçinin dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların yeni delil niteliğinde olup olmadığının ve re’sen soruşturma açılıp açılmayacağının takdirinin tamamen Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu gerekçesiyle Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.04.2016 tarihli ve 2016/10529 soruşturma, 2016/6466 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Samsun 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.05.2016 tarihli ve 2016/1346 değişik iş sayılı kararının kaldırılmasının mümkün olmadığına dair Samsun 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.10.2016 tarihli ve 2016/2778 değişik iş sayılı kararında isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Samsun 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.10.2016 tarihli ve 2016/2778 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 71. maddesi ile değişik 173/6. maddesi gereğince bir karar verilmek üzere müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.