YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4328
KARAR NO : 2017/5318
KARAR TARİHİ : 10.04.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
… A R A R
Alacaklı vekili, İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; kamulaştırmasız elatma tazminatı ilamına dayalı olarak başlattıkları takipte, İcra Müdürlüğü’nden faiz hesabının ilamın kesinleşme tarihinden itibaren kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz oranına göre yapılarak dosya borcunun belirlenmesini talep ettiklerini, müdürlükçe bu taleplerinin reddedildiğini beyanla anılan müdürlük işleminin iptali ile ilamın kesinleşmesi tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kamulaştırmasız elatma davaları uygulamada sıklıkla karşılaşılan davalardan olmakla birlikte, yasa ile düzenlenmiş değildir. Bu konuya ilişkin tek yasal düzenleme olan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 38. maddesi de Anayasa Mahkemesi’nce 10.04.2003 tarih ve 2002/112 E. 2003/33 …. sayılı karar ile iptal edilmiştir. Uygulamada kamulaştırmasız elatma davaları;…. ve hukuk dairelerinin içtihatlarıyla yön bulmaktadır. Bu nevi davalarda hükmedilen tazminatların zamanında ödenmemesi halinde uygulanacak faizin ne tür ve oranda olması gerektiği noktasında da kanuni boşluk mevcuttur. Ancak idarenin kendisine Anayasa tarafından tanınan olanak ve yetkileri yasaya uygun bir biçimde kullanmaksızın taşınmaza el atarak kamulaştırma ilkelerine aykırı davranarak, Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkına müdahale etmesi halinde, kamulaştırma ile mülkiyet hakkına Anayasa’nın 46. maddesi ile getirilmiş anayasal sınırlandırma kıyasen uygulanarak, özü ve vardığı hukuki sonuçları itibariyle aynı nitelikler taşıyan kamulaştırmasız elatmaya ilişkin ilamlarda da hüküm altına alınan tazminatlara Anayasanın 46/son maddesinde düzenlenmiş olan kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği sonucuna varılmalıdır. Kamulaştırma bedelinin arttırılması ilamlarında uygulanan T.C. Anayasası’nın 4709 sayılı Yasa’nın 18. maddesi ile değişik 46/son maddesinde yer alan kamulaştırma bedelleri ile mahkemece kesin hükme bağlanan arttırma bedellerine, son fıkraya göre kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanacağı hükmü nazara alınmalıdır.
Açıklanan nedenlerle, kamulaştırma bedelinin arttırılması ilamlarında olduğu gibi, kamulaştırmasız elatma ilamlarında ilamın kesinleşme tarihinden sonraki dönem için 17.10.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4709 sayılı Kanunla değişik Anayasa’nın 46/son maddesi hükmü uyarınca, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğinden Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.