YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3003
KARAR NO : 2017/8106
KARAR TARİHİ : 06.07.2017
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d ve 62/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2007 tarihli ve 2005/475 esas, 2007/168 karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 10.04.2017 gün ve 94660652-105-35-8674-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.04.2017 gün ve 2017/25511 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
Dairemizin 18.05.2017 tarih, 2017/2812 esas ve 2017/5688 karar sayılı kararı ile 23/03/2005 tarihli olay yeri tespit tutanağında, aracın sağ ön kapı ve sağ arka kapısında çarpma izlerinin olduğu, sağ arka çamurlukta çiziklerin olduğu, tamponun kırık olup dikiz aynasının yerinde olmadığı, sağ ön tekerleğiinin delinmiş olduğu, jantlarının darbe gördüğünün ve kaportasında çizikler olduğunun tespit edildiği, ancak kapı kilitlerine ilişkin bir tespiti bulunmayıp müşteki ….’nun aracın kapısının kilit yuvalarının tornavida ile bozulmak suretii le kapıları açılarak düz kontak yapmak suretiyle çalıştırılmış olduğunu beyan etmesi, kapı kilidinin anahtarla ya da diğer bir aletle bozulmadan açıldığına dair delil bulunmaması nedenleriyle eylemin lehe yasa değerlendirmesi yapılırken 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde öngörülen “kilit açmak” kavramının, kilidi bozarak ya da kırarak açma durumlarını kapsamadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk …’nin eyleminin aynı yasanın 142-1-b maddesinde öngörülen suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ile kayden 11/08/1987 doğumlu olup, suçun işlendiği 21/03/2005 tarihinde onbeş yaşını doldurmuş olup, onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesi nedenleri ile anılan hususlara yönelik kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş olduğundan kabulü ile hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk … hakkında İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2007 tarihli ve 2005/475 esas, 2007/168 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verildiği,
Bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.06.2017 tarih ve KD-2017/25511 sayılı yazısı ile özetle, Dairemizin 18/05/2017 gün ve 2017/2812 esas, 2017/5688 sayılı kararının kaldırılması, Dairenizin yukarıda belirtilen kararından, “müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına” ibaresinin çıkartılması ve 5271 sayılı CMK’nun 309. Maddesinin 4. fıkrasının (d) bendindeki yetkiye dayanılarak Dairemizce, suç tarihinde onsekiz yaşından küçük hükümlü hakkında doğrudan karar verilmesi, itirazın, Dairemizce yerinde görülmemesi halinde ise, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.12.2015 tarih, 2015/13-390 esas ve 2015/497 karar, 20.03.2012 tarih, 20111/15-409 esas ve 2012/107 karar sayılı kararları da gözetilerek Yargıtay C.Başsavcılığı’nın 08.06.2017 tarih ve KD-2017/25511 sayılı sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan itirazın KABULÜ ile Dairemizin 18/05/2017 gün ve 2017/2812 esas, 2017/5688 karar sayılı kanun yararına bozma isteminin kabulüne ilişkin kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
23/03/2005 tarihli olay yeri tespit tutanağında, aracın sağ ön kapı ve sağ arka kapısında çarpma izlerinin olduğu, sağ arka çamurlukta çiziklerin olduğu, tamponun kırık olup dikiz aynasının yerinde olmadığı, sağ ön tekerleğinin delinmiş olduğu, jantlarının darbe gördüğünün ve kaportasında çizikler olduğunun tespit edildiği, ancak kapı kilitlerine ilişkin bir tespit bulunmayıp müşteki Ahmet Uğurlu’nun aracın kapısının kilit yuvalarının tornavida ile bozulmak sureti ile kapıları açılarak düz kontak yapmak suretiyle çalıştırılmış olduğunu beyan etmesi, kapı kilidinin anahtarla ya da diğer bir aletle bozulmadan açıldığına dair delil bulunmaması nedenleriyle eylemin lehe yasa değerlendirmesi yapılırken 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde öngörülen “kilit açmak” kavramının, kilidi bozarak ya da kırarak açma durumlarını kapsamadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk …’nin eyleminin aynı yasanın 142-1-b maddesinde öngörülen suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ile kayden 11/08/1987 doğumlu olup, suçun işlendiği 21/03/2005 tarihinde onbeş yaşını doldurmuş olup, onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesi nedenleri ile anılan hususlara yönelik kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk … hakkında İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2007 tarihli ve 2005/475 esas, 2007/168 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince, hüküm fıkrasından suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nın 142/2-d ve 62. maddelerin uygulanmasına ilişkin fıkraların çıkarılarak yerlerine “Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suç tarihinde onbeş yaşını doldurmuş on sekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezadan aynı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak cezanın 10 ay hapis olarak belirlenmesine ve aynı Kanun’un 50/3 maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu da gözetilerek, TCK’nın 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdire göre 20,00 TL’den hesaplanarak 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” cümlelerinin eklenmesine, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmasına, karardaki diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 06/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.