Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/21527 E. 2015/21547 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21527
KARAR NO : 2015/21547
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalının Noter huzurunda mesul müdür sözleşmesi imzaladığını ve davacının mesul müdür olarak sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde çalıştırılarak, davalının davacıya aylık asgari maaş ödeme gibi taahhütler altına girdiğini, davacının ise işverenin yanında ve emrinde istihdam edilen olarak çalışmayı mesul müdür olarak hareket etmeyi kabul ettiğini, davacının sanat okulundan gelen öğrencilerin evraklarını imzalayarak ve bilfiil bu şirkette çalıştığını ve davalı tarafın davacının diplomasından faydalandığını ancak sözleşmeye konu paranın ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattığını ancak davalı tarafından söz konusu takibe haksız olarak itiraz edildiğinden itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, her ne kadar taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılmış ise de; sözleşmede belirtilen tarihler arasında fiilen ve sürekli çalıştırılmadığını iddia edilen çıraklık yoklama belgesinin imzalanması çalışmışlığın kanıtı olamayacağını, davacının icra talebi haksız olduğu için kötü niyetli takip sebebi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının sözleşme gereğince davalının işyerinde mesul müdür olarak belirli süreli iş sözleşmesine dayalı olarak çalıştığı, sözleşmenin iş sözleşmesi olabilmesi için işçinin bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de bunun karşılığında ücret ödemeyi taahhüt ettiği sözleşmeler olduğunu, toplanan tüm delillerden ve dinlenen tanıklardan davacının belirtilen sürelerde davalının işyerinde çalıştığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve dosya içeriğine göre, davacının davalıya ait işyerinde mesul müdür olarak çalışmasının kararlaştırıldığı, davacıya asgari ücret ödenmesi ve işveren tarafından verilen tüm işlerin yapılması hususlarının hükme bağlandığı anlaşılmakta olup davacı işçi aynı zamanda ustalık belgesine bağlı olarak sorumluluk üstlenmiştir. Tanık beyanlarına göre işyerine gelen stajyer ve çıraklara iş öğrettiği ve stajyerlerin staj belgelerini imzaladığı anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi niteliği taşıdığı, işçinin işgörmeye amade bulunduğu dönemde işveren temerrüdünü oluşturacağı, davalı işverenin doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı düşünülmeden davanın reddi hatalıdır.
Mahkemece fiili çalışma süresi belirleyip, kararlaştırılan ücret seviyesine göre davacının alacakları belirlenip sonuca gitmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.