YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/30072
KARAR NO : 2015/21924
KARAR TARİHİ : 10.11.2015
T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 10.11.2015 Salı günü belirlenen saatte temyiz eden davalı … Tic.A.Ş. vekili Av…. ile Davacı … vekili Av…. geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2. Davacı vekili, davacının 26/11/2008-08/06/2012 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda davacı haftada yedi gün 07:00-21:30 saatleri arasında çalıştığını iddia etmiştir. Mahkemece davacının 07:00-21:00 saatleri arasında günde 14 saat çalıştığı kabul edilmiştir. Aynı gün temyiz incelemesi yapılan aynı yer Mahkemesine ait Dairemiz 2015/38001-38005 E sayılı dosyalarında davacıların 07:00-18:00 saatleri arasında çalıştıkları kabul edilmiştir. Davacının aynı işyerinde çay ve temizlik işleri yaptığı iddia edildiğinden emsal dosyalardaki çalışma saatleri de gözetilerek bir değerlendirme yapılması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3.Bilirkişi davacının hizmet süresinin hesabında davalı nezdinde sigortalı olarak görünmeyen 09/02/2012-08/06/2012 tarihleri arasındaki süreyi de çalışmış gibi davalı tanığı …in beyanı doğrultusunda kabul etmiş ise de, davalı tanığı … beyanlarında davacının çalışmasının kesintili olduğunu belirtmiştir. Bu beyan dikkate alınmadan kesintisiz çalışmış kabul edilerek hesaplama yapılması hatalıdır. Davacının tüm alacaklarının kuruma bildirilen süreler esas alınarak yapılması gerekirken kesintisiz çalışmış gibi hesaplama yapılması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.