YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7670
KARAR NO : 2015/11586
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;Borçluların, diğer şikayet nedenlerinin yanında, taşınmaz satış ilanı tebliğ işlemlerinin de usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurdukları anlaşılmıştır.7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesinde ”Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir” hükmü yer almaktadır. Tebligat Kanunu’nun 10/2.maddesine göre ise; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” Aynı Kanun’un 21/2.maddesi gereğince de; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. ”Tebligat Kanunu’nun 23. maddesinin 1. fıkrasının 8. bendi uyarınca ise; ”Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı…ihtiva etmesi lazımdır.”Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre de; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.”
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 2l/2.maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilerek bu adrese T.K.’nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından söz konusu şerh verilmeden dağıtıcı tarafından T.K.’nun 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı açıktır.Somut olayda her iki şikayetçi yönünden de satış ilanı tebligat zarfı üzerine “mernis adresi” olduğu yazılarak tebliğe çıkarıldığı ve posta memuru tarafından borçlu …’a “belirtilen adres kaplı olup muhatabın adreste tanınmıyor, belirtilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adres olup Teb. Kan. 21. madde gereğince …mahalle muhtarlığına tebliğ edilip iki nolu haber kağıdı kapısına yapıştırıldı, komşusu … haber verildi” şerhi ile, borçlu …’na ise “belirtilen adres boş daire olup muhatap adresten ayrılmıştır, belirtilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adres olup Teb. Kan. 21. madde gereğince … mahalle muhtarlığına tebliğ edilip iki nolu haber kağıdı kapısına yapıştırıldı, komşusu … haber verildi” şerhi ile tebliğ işleminin yapıldığı görülmüştür.Bu durumda, satış ilanı tebliğ evrakları üzerinde; tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından T.K.’nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşılmakta olup; dağıtıcının tebliğ işlemini T.K.’nun 21/2. maddesi uyarınca yapması yukarıda değinilen yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırıdır. Bu nedenle, sözü edilen tebligatların usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.İİK’nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi ise başlı başına ihalenin feshi sebebidir.O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.