Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/21981 E. 2015/23305 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21981
KARAR NO : 2015/23305
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, 2013 yılı Mart ayı ücretinin ödenmemesi üzerine müvekkilinin ödenmeyen ücreti ile birlikte birikmiş fazla mesai ücretleri ile genel tatil ücretlerini davalı işverenden talep ettiğini, davacının haklarını istemesi nedeni ile davalı işveren tarafından kötüniyetle işyeri değişikliği yapıldığını, müvekkilinin değişikliği kabul etmeyeceğini bildirmesi üzerine de iş akdinin davalı işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdinin devamsızlık yapması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunun 25/II-g maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, davacının ücretlerinin ödendiğini, işyerinde vardiya uygulaması nedeni ile fazla mesai yapılmasına ihtiyaç duyulmadığını, genel tatillerde çalışılmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının Mart ayı ücretini ve fazla çalışma ücretlerini istemesi üzerine iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Fazla mesai ücretinin hesabı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Ancak, tanıkların beyanları, her zaman kendi çalıştıkları dönem için geçerli olup, görgüye dayalı bilgileri olmayan dönem yönünden değerlendirilmesi mümkün değildir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacı 09.02.2010-26.04.2013 tarihleri arasında davalı şirkette çalışmıştır. Davacı tanığı … … 2008 yılı Nisan ayı ile 2012 yılı Mart ayı arasında, diğer davacı tanığı … ise 2008 yılı Aralık ayı ile 2010 yılı Mart ayı arasında davalı işyerinde çalışmıştır. Davacı tanıklarının çalışma süresi, davacının çalışma süresinin tamamını kapsamamaktadır. Bu durumda, davacı tanıklarının beyanlarının, sadece kendi çalıştıkları dönemle sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekirken, tüm çalışma dönemini kapsayacak şekilde geniş yorumlanarak fazla mesai hesabına esas alınması yanlıştır. Bu şekilde hesaplama yapan bilirkişi raporu, dosyaya uygun ve hükme esas alınmaya yeterli bir rapor değildir. Yapılacak iş, davacının, kendi tanıklarının çalıştıkları dönemler yönünden, kendi tanıklarının bildirdiği sürelerle çalıştığı, davacı tanıklarının çalışmadığı dönemler yönünden ise, davalı tanıklarının bildirdiği sürelerle çalıştığı kabulü ile fazla mesai süresinin ve ücretinin belirlenmesinden ibarettir. Hatalı bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.