Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2017/2867 E. 2018/453 K. 15.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2867
KARAR NO : 2018/453
KARAR TARİHİ : 15.01.2018

….
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle mahkemece davalı erkeğe kusur olarak yüklenilen ” birlik görevini yerine getirmediği” vakıasına davacı kadının dayanmadığı, bu nedenle erkeğe kusur olarak yüklenilmeyeceği, ancak mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre, erkeğin tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı (kadın) dilekçeler aşamasından sonra 05.03.2015 tarihli dilekçe ile maddi ve manevi tazminat ile nafaka isteğinde bulunmuş, mahkemece talebin usulüne uygun sürede istenmediği, muvafakat verilmediği ve ıslah da edilmediğinden tazminat ve yoksulluk nafakası isteklerinin usulden reddine karar verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde iddia ve savunmanın hangi aşamaya kadar genişletilebileceği yahut değiştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Taraflar dilekçeler aşaması dışında ancak karşı tarafın “açık muvafakati” ile iddia ve savunmalarını genişletip yahut değiştirebileceğine göre (HMK m. 141/1) açık muvafakatin yokluğu halinde iddia ve savunmalarını genişletemeyeceği kanunun emredici hükmüdür. Davalının “açık muvafakati” olmadığı konusunda ise bir duraksama yoktur. O halde davacının bu davada Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde gösterilen süreden sonra maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) ve yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talep edemeyeceği gözetilerek davacının tazminat ve yoksulluk nafakası istekleri hakkında süresinden sonra talep edildiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece ortak çocuklar yararına dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına karar verilmiş ise de, ortak çocukların dava tarihinde ve yargılama sırasında davalı baba yanında bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda ortak çocuklar için dava tarihinden itibaren değil, anneye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren tedbir nafakası tayin edilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden çocuklar için takdir edilen tedbir nafakasının dava tarihinden başlatılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15.01.2018 (Pzt.)
…..