Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/408 E. 2018/1351 K. 25.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/408
KARAR NO : 2018/1351
KARAR TARİHİ : 25.01.2018

….

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminatı ile işsizlik ödeneği alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili müvekkilinin davalı şirketin….astanesinde anastezi teknikeri olarak çalışırken aynı birimde çalıştığı anestezi doktorunun hakaretleri neticesi çıkan olay nedeniyle davalı şirketin iş akdini haksız bir şekilde feshettiğini, kendisinden baskı ile istifa dilekçesi alındığını, doktor hakkında açtığı ceza daasında mahkumiyet kararı verildiğini, tüm bu nedenlerle manevi zarar gördüğünü beyanla manevi tazminat ile haksız fesihten dolayı maddi tazminat ve işsizlik ödeneğinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, daha sonra açıklayıcı dilekçesi ile haksız fesihten dolayı maddi tazminat olarak gösterdiği talebinin, kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin olduğunu açıkladığını bildirerek alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili doktorların ve anestezi teknisyenlerinin çalışma ortamlarının strestli ortamlar olduğunu, konuşmaların yanlış anlaşıbileceğini, davalı şirketin bu olaydan bir sorumluluğunun bulunmadığını, ceza davasında taraf olmadığını, davacının özel nedenler ileri sürerek ayrıldığını, davalı şirketin iyi niyetli bir şekilde anlaşarak işçilik haklarını ödediğini, davacının feshinin haklı nedenle fesih olmadığını, işsizlik ödeneğinin davalı şirketten talep edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın Reddini savunmuştur.
C) Bozma Kararı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulü’ne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ve davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2015/2295 Esas – 2016/11588 Karar sayı, 09.05.2016 tarihli kararıyla davacının temyizi üzerine ” 4857 sayılı Kanunun 2. maddesi 4. fıkrasında işveren adına hareket eden ve işin,işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denildiğini ve işveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işverenin sorumlu olduğu, somut uyuşmazlıkta; davacının amiri konumunda ve işveren vekili sıfatıyla hareket eden doktor tarafından davacıya hakaret edildiği sabittir. Davacının hakaret nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğradığından ve işveren de yukarıda belirtilen hüküm nedeniyle sorumlu olacağına göre davacı işçinin manevi tazminat talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesinin hatalı olduğu ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davacı yararına 4.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan olayda; olayın oluş şekli, olay tarihi, tarafların durumu ve yukarıdaki ilkeler birlikte dikkate alındığında, hükmedilen tazminat miktarı azdır. Davacı yararına daha fazla miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.
Ayrıca mahkemece bozmadan sonra tüm talepler hakkında karar verilmesi gerekirken, hükümde “Kıdem ve ihbar tazminatları hususunda daha önce mahkememizce karar verilmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi HMK.nun 297. maddesine aykırı olup,bozma kapsamı dışında kalsa dahi tüm talepler hakkında HMK.nun 297. maddesine uygun şekilde yeniden hüküm kurulması gerektiği de gözetilmelidir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

….