YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5110
KARAR NO : 2015/6088
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2014 tarih ve 2014/409-2014/490 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,…Ticaret Ltd. Şti.’nin … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1984/369 Esas sayılı dosyası ile iflasına karar verildiğini ve … 1. İflas Müdürlüğü’nün 1986/58 Esas sayılı dosyasından tasfiye işlemleri sonuçlandırılarak ticaret sicilden kaydının silindiğini, ancak tasfiye olan şirket aleyhine … 15. İş Mahkemesi’nin 2011/740 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespit davasının devam ettiğini, işbu mahkeme 28/03/2013 tarihli celsede vermiş olduğu ara karar ile tasfiye olan şirketin ihyası için ayrıca dava açılması için karar oluşturduğunu, ileri sürerek, tasfiye olan şirket hakkında gerekli incelemenin yapılarak şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Tic. Sic. Mem. vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde müvekkilinin yasal hasım olması sebebiyle yargılama giderinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; hizmet tespit davasının, işçinin aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen sigortalılar tarafından açılan bir dava türü olup, bu davada davalı işveren şirket ile birlikte SGK’ya da dava açılmakta olduğu, iflas eden bir tüzel kişiliğin iflasın kapanmasından sonra İİK 255 maddesi uyarınca tasfiyeden hariç kalmış bir mal bulunduğu takdirde iflas idaresince o mala vaziyet edilip sattıktan sonra başka bir merasime gerek kalmaksızın bedelini eksik alan alacaklılara sıralamaya göre dağıtmakla yükümlü olduğu, ihyaya konu edilen dava türü itibariyle bu manada yapılacak bir işlem bulunmaması ile davada diğer sorumlu davalı olarak SGK’ya karşı devam etme imkanı da bulunduğundan davacının açılan davada hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ticaret sicilinden iflas sonucu terkin edilen davalı şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Eğer tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Somut olayda; davacı, ihyası istenen limited şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinden önce şirket aleyhine iş mahkemesinde hizmet tespiti davası açtığını ileri sürdüğüne ve hizmet tespiti davalarında işveren davalı şirket ile SGK’nın zorunlu dava arkadaşı olduğuna göre, şirketin sorumlu tutulmasını gerektirebilecek bu durum nedeniyle söz konusu davanın devamı açısından ticaret sicilindeki terkin kaydının kaldırılması isteminde bulunulabilir. Buna göre, davacı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği ticaret sicilinden iflas yoluyla terkin edilmiş şirketin yeniden ihyasını istemesinde hukuki yararı mevcut olup, bu davayı açma hakkının bulunduğunun kabulü ile ihya kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.