YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/857
KARAR NO : 2015/5906
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2012 gün ve 2010/60-2012/225 sayılı kararı onayan Daire’nin 12/09/2014 gün ve 2013/8230-2014/13682 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, tanınmış bir marka olan “…” markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, bir süre sözlü anlaşmaya dayalı olarak müvekkilinin bayiliğini yapan davalının, bu anlaşma sonlanmasına rağmen söz konusu markayı taşıyan tabelayı işyerinde kullandığını, bu nedenle müvekkilinin zor durumda kaldığını ve zarara uğradığını, bu eylemlerin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, tecavüzün giderilmesine, 500 TL maddi, 500 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, davacının Türkiye’deki tek satıcısı ile yaptığı sözleşmeye dayalı olarak söz konusu markayı taşıyan ürünleri sattığını, bu nedenle davacının dava hakkının bulunmadığını, söz konusu markayı …’da müvekkilinin tanınır hale getirdiğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirket adına tescilli bulunan “…” markasının, davalı tarafça işletme adı olarak kullanıldığı, her ne kadar taraflar arasında sözlü bayilik anlaşması var ise de davacının, davalıyı Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayeti ile bu anlaşmanın sona erdiğinin kabulünün gerektiği ve bu tarihten itibaren davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davacı lehine maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, davalının kullanımının 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı markasının davalı tarafça işletme adı olarak kullanılmasının markaya tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile bu kullanımın menine, davacı markasının levhadan silinmesine, silinmesi mümkün değil ise levhanın imhasına, 500 TL maddi, 500 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12/09/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 28/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.