Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/7782 E. 2018/1169 K. 23.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7782
KARAR NO : 2018/1169
KARAR TARİHİ : 23.01.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet

Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Davacı … vekili, kısıtlanması istenilen …’ın savurganlığı, malvarlığını kötü yönetimi sebepleriyle kısıtlanması ve vasi atanmasını istemiştir.
Mahkemece, kısıtlanması talep edilen … hakkında … Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzman hekimlerinden oluşan heyetçe verilen raporda halen hafif kognitif bozukluk olduğu, vasi tayini gerekmediği, müşavir tayini gerektiğinin belirtildiği, yine kısıtlı adayı …’ın duruşmada alınan beyanında; kısıtlanmak istemediğini, aklının başında olduğunu beyan ettiği, duruşmada yapılan gözlemde müşavir görevlendirilmesi kanaatine varılmadığından davacının davasının reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde ”Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.” hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 429. maddesinde ise, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye bir yasal danışman atanacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, savurganlık ve malvarlığını kötü yönetim nedeniyle vasi tayini istemi, taraf beyanları ve mahkeme gözlemi üzerine dayanılarak reddedilmiş ise de; dosyada mevcut … Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 11.12.2015 tarihli kurul raporunda, kısıtlı adayına vasi tayini gerekmediği, müşavir tayini gerektiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Mahkemece; kısıtlanması istenilen …’a yasal danışman atanması gerekirken, mahkemece yapılan gözleme istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
23.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.