Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/15041 E. 2018/1545 K. 05.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15041
KARAR NO : 2018/1545
KARAR TARİHİ : 05.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili müvekkilinin davalıdan köy senedi ile 25.02.2002 tarihinde 110 ada 16 parsel sayılı kargir ev vasıflı taşınmazı satın aldığını,davacının taşınmazı satın aldıktan sonra kullanıp masraf yaparak iyileştirdiğini ve taşınmazı oturacak hale getirdiğini,davalının bu yerin tapusunu davacının uzun zamandır istemesine rağmen vermediğini belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini,mahkemece bu mümkün görülmezse fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacının davalıya ödediği bedelin en yüksek faizi ile davacıya ödenmesini,davacının taşınmaza ilişkin yaptığı masrafların bilirkişilerce hesaplanarak şimdilik 8800 TL sinin faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesini,sonuç olarak taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili,taşınmazın kadastro geçmiş taşınmaz olup köy senedi ile yapılan taşınmaz satışının geçersiz olduğunu,davacının tapu iptali tescil talebi yerinde görülmezse ödediği 1200 TL’nin en yüksek faizi birlikte tahsiline ilişkin talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının yaptığı bakım ve masraflar için istediği parayı belirsiz alacak davası olarak 8800 TL gösterdiğini, böyle bir masraf yapıldı ise buna ilişkin masrafların davacı tarafından tespit edilecek durumda olduğunu, bu talep için belirsiz alacak davası açılamayacağını, bakım yapıldı ise bunun davacı tarafından ispatının gerektiğini,bu talep için faizi de kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne ve 110 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapulu taşınmazın haricen satın alma hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmişse de, mahkemenin vardığı sonuç dosyaiçeriğine uygun düşmemektedir. Uyuşmazlık konusu 110 ada 16 parsel sayılı avlulu kargir ev vasıflı taşınmaz 15.12.1986 tarihinde davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı, taşınmazı 2002 yılında davalıdan haricen satın aldığını iddia ettiğine göre, harici satış, taşınmazın tapulu olması nedeniyle TMK’nın 706, BK’nın 213 (TBK. m. 237), TK’nın 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60. maddesi gereğince geçersizdir. Mahkemece, tapu iptali ve tescil davasının bu nedenle reddine, terditli bedel iadesi yönünden iddia ve savunma çevresinde tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Geçersiz sözleşmeden kaynaklanan satış bedelinin uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları, Üfe-Tüfe endeksleri, altın, döviz fiyatlarındaki artış oranları, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar ile 10.07.1940 tarih, 1939/2 Esas, 1940/77 Karar ve 07.06.1939 tarih, 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı YİBK. kararlarının kapsamları gözetilerek dava tarihine kadar ulaştığı değerin uzman bilirkişiler gayrimenkul uzmanı ya da inşaat mühendisi, bir serbest muhasebeci ya da mali müşavir ve bir bankacıdan oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla saptanması, ondan sonra sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken; haricen satışın geçerli olduğu açıklanarak davanın kabulüne karar verilmiş bulunması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMUK.nun 428. maddesi uyarınca HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca taraflarca HUMK’nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.