YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1578
KARAR NO : 2018/3392
KARAR TARİHİ : 28.02.2018
Basit yaralama suçundan şüpheli … ve diğerleri hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22/11/2017 tarihli ve 2017/3278 soruşturma, 2017/10243 esas, 2017/7099 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesi uyarınca iadesine dair Şanlıurfa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2017 tarihli ve 2017/720 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve 2017/692 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 19.01.2018 tarih ve 2017/13065 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.02.2018 tarih ve 2018/8367 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Şanlıurfa 7. Asliye Ceza Mahkemesince “Uzlaştırma işlemleri yapılırken iddianamede adı geçen müşteki …’ın hazırlıkta beyan ettiği adresi ile uzlaştırmacının müşteki adına yaptığı tebligat adresinin farklı olduğu, dosyanın uzlaştırmacıya yeniden tevdii ile doğru adrese tebligat yapılması gerektiği, uzlaştırmanın usulüne uygun yapılmadığı böylece uzlaştırma işlemi usulünce tamamlanmadan iddianame düzenlendiği’ şeklinde gerekçeyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, kasten yaralama suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 24/11/2016 tarih ve 6763 Sayılı Kanun ile yapılan değişikliğinden önce de uzlaşmaya tabi suçlar kapsamında düzenlendiğinden, 6763 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu, bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı, somut olayda müşteki…’ın kollukta alman 16/02/2015 tarihli beyanında uzlaşmak istemediğini ifade etmiş olması karşısında, iddianamenin iadesi kararı aleyhine merciine yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve 2017/692 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 28.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.