YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8987
KARAR NO : 2018/3337
KARAR TARİHİ : 27.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35 inci maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254 üncü maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde, 6763 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı cihetle, somut olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi kapsamında kalan eylemin kanun değişikliği öncesinde de uzlaştırma kapsamında bulunduğu, katılanın ve sanığın uzlaşmak istemediğini bildirmesi, yapılan uzlaşma teklifinin de usulüne uygun olması karşısında, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanık …’ın adli sicil kaydının incelenmesinde, yargılama konusu suç tarihinden önce kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına dair karar verilen Perşembe(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin 02/12/2010 tarihinde kesinleşen 27/02/2008 tarih ve 2007/127 Esas – 2008/52 Karar sayılı ilamında, sanığın cezasında TCK’nin 32/2. maddesi uyarınca indirim uygulandığı gibi, suç tarihinden sonra kasten yaralama suçundan Perşembe Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18/09/2015 tarihinde kesinleşen 10/09/2015 tarih ve 2015/132 Esas – 2015/237 Karar sayılı ilamında, sanık hakkında akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbirine karar verildiği görülmekle, sanığın akıl hastalığı nedeniyle TCK’nin 32. maddesi anlamında suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olup olmadığının veya önemli derecede azalma olup olmadığının tespiti için tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden, üniversite hastanelerinin ruh sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalı başkanlıklarından ya da Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininin gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Kabule göre, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Yasanın 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.