YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12653
KARAR NO : 2018/2692
KARAR TARİHİ : 27.02.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı erkeğin retle sonuçlanıp kesinleşen … 2. Aile Mahkemesi’nin 2007/734 esas, 2008/695 karar sırasında kayıtlı boşanma davasını açarak birlikte yaşamaktan kaçındığının, buna göre davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı kadın dilekçeler aşamasından sonra ön inceleme duruşmasında 28.01.2016 tarihli dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat ile nafaka isteğinde bulunmuş, mahkemece talebin usulüne uygun sürede istenmediği ve karşı tarafça muvafakat da verilmediğinden tazminat ve yoksulluk nafakası isteklerinin usulden reddine karar verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde iddia ve savunmanın hangi aşamaya kadar genişletilebileceği yahut değiştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Taraflar dilekçeler aşaması dışında ancak karşı tarafın “açık muvafakati” ve “ıslah” yolu ile iddia ve savunmalarını genişletip yahut değiştirebileceğine göre (HMK m. 141/1) açık muvafakatin ve ıslahın yokluğu halinde iddia ve savunmalarını genişletip değiştiremeyeceği kanunun emredici hükmüdür. Davacının anılan taleplere “açık muvafakatinin” olmadığı konusunda ise bir duraksama yoktur. O halde davalının bu davada Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde gösterilen süreden sonra maddi – manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) ve yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talep edemeyeceği gözetilerek davacının tazminat ve yoksulluk nafakası istekleri hakkında süresinden sonra talep edildiğinden bahisle “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken, usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple gerekçeli kararın hüküm bölümünün 2. bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına, yerine 2. bent olarak “Davalı tarafın maddi, manevi tazminat talepleri ile yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu bölümünün düzeltilmiş şekliyle, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple ONANMASINA,
temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.02.2018 (Salı)