Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/7932 E. 2018/1394 K. 25.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7932
KARAR NO : 2018/1394
KARAR TARİHİ : 25.01.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet

Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı … dava dilekçesinde, 1934 doğumlu babası …’ün yaşı sebebiyle akıl zayıflığının verdiği ruh hali içinde bütün maddi birikimleri ve 40.000,00 TL kira gelirini pervasızca harcadığını, davacının kardeşlerinin de babalarının durumundan faydalanıp maddi olarak suistimalde bulunduklarını ileri sürerek kısıtlanması istenmiş; mahkemece, kısıtlanması istenilen Tahir hakkında akıl sağlığı yönünden alınan sağlık kurulu raporu doğrultunda davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 405, 406 ve 408. maddeleri kapsamında kalan, akıl sağlığı, malvarlığını kötü yönetme ve yaşlılık sebeplerine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Vesayet, velâyet altında bulunmayan küçüklerin ve istisnaî olarak velâyet altına alınmamış bazı erginlerin korunması amacıyla kabul edilen bir hukukî kurumdur.
Kısıtlanmayı gerektiren haller kanunda tahdidi olarak sayılmış olup ergin bir kişi hakkında kısıtlama kararı verilerek, kendisine vasi atanabilmesi için, Türk Medenî Kanununun 405-408. maddelerinde öngörülen kısıtlama sebeplerinden birinin varlığı gerekir.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle, ergin bir kişi, işlerini göremediği veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gerektiği ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye soktuğu takdirde, kısıtlanır (TMK.md.405/I).
Türk Medenî Kanununun 406. maddesinde savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her erginin kısıtlanacağı hükme bağlanmıştır. -//-
Ergin bir kişi, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olursa kısıtlanır (TMK. m.407).
Ergin bir kisi, yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat ederek, kısıtlanmasını isteyebilir (TMK. md.408).
Kısıtlama kararı verilmesi usulü, Türk Medenî Kanununun 409. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre, savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yasama tarzı ve kötü yönetimi veya isteğe bağlı kısıtlama hâllerinde, kısıtlanması istenilenin dinlenmesi zorunludur. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, bir kişinin akıl hastalığı ve akıl zayıflığı sebepleriyle kısıtlanması için, resmî sağlık kurulu raporu alınmış olmalıdır. Hâkim, bu sebeplerle kısıtlama kararı vermeden önce, kısıtlanması istenen kisiyi dinleyebilir.
1-TMK’nun 408. maddesi yönünden yapılan inceleme; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- TMK’nun 405. maddesi yönünden yapılan inceleme;
Hükme esas alınan …Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 20/06/2016 tarihli üç nöroloji doktorundan müteşekkik sağlık kurulu raporunda “hafif kognotif bozukluk olduğu düşünüldü.” tanısıyla vasi tayinin gerekmediği kanaatine varılmıştır.
Dava ve temyiz dilekçesinin ekinde sunulan rapor eklerine göre; kısıtlanması istenilen … hakkında 14/01/2015 tarihli … … Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporda polinöropati; yine 16/03/2016 ve 25/08/2016 tarihli … … Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporda bunama, …; 30/09/2016 tarihli … … Kemal Üniversitesi tarafından düzenlenen raporda ise, psikotik belirsiz ağır depresif nöbet tanıları konulmuştur. Hükme esas alınan raporda, raporu düzenleyen sağlık kurulunda psikiyatri uzmanının bulunmadığı da dikkate alınarak, davacı tarafından çıktıları sunulan raporlar ile hükme esas rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahkemece, kısıtlanması istenilene ait … Devlet Hastanesinin 14/01/2015, 16/03/2016 ve 25/08/2016 tarihli rapor örnekleri, … … … Üniversitesinin 30/09/2016 tarihli raporlar ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporu da eklenerek 2659 sayılı Adli Tıp Kanununun 19/2/2003 tarih ve 4810 sayılı Kanunun 15 maddesi ile değişik 16.maddesi gereği ilgilinin Adli Tıp Kurumu Adlî Tıp Dördüncü İhtisas Kuruluna sevk edilerek muayenesi yaptırılıp Türk Medeni Kanunu’nun 405.maddesinde yer alan kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığı konusunda kurul raporu alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-TMK’nun 406. maddesi yönünden yapılan inceleme;
Dava dilekçesindeki anlatım ile akıl sağlığı, yaşlılık ve hastalığın yanında TMK 406. madde kapsamında savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme sebebi ile ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesinden bahsedilerek kısıtlama kararı verilmesi istenmiştir.
Vesayete ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirmesi sebebiyle re’sen araştırmayı gerektirdiğinden; mahkemece, dava dilekçesinde davacının bildirdiği hususlar araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Somut olayda mahkemece, sağlık kurulu raporu alınarak ilgilinin akli durumu değerlendirilmiş ve yetersiz rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de; Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesi yönünden herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır.
Türk Medenî Kanununun 406. maddesinde; “Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.” hükmü yer almaktadır. Dava dilekçesinde kısıtlanması istenilen Tahir’in 1934 doğumlu olduğu, akıl zayıflığının verdiği ruh hali ile tüm maddi birikimleri ile 40.000,00 TL kira gelirini pervasızca harcadığı, davacının kardeşlerinin de babalarının durumundan faydalanarak maddi olarak suistimalde bulundukları iddiası olduğu halde; mahkemece, bu konuda Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesi uyarınca herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, Mahkemece re’sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden re’sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin yazılı temyiz itirazlarının yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK’nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 25.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.