YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/357
KARAR NO : 2013/3336
KARAR TARİHİ : 27.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinin sona ermesi nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 6570 sayılı Yasa hükümlerine tabi kiralananın musakkaf yapı niteliğinden olduğundan bahisle akdin sona ermesi nedeni ile davalının tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 21/01/2000 başlangıç tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kira sözleşmesinin süresinin 20/01/2010 tarihinde sona erdiğini, Kadıköy 17. Noterliğinde düzenlenen 01/10/2009 tarih ve 16516 yevmiye no’lu ihtarnameyle akdin yenilenmeyeceğinin, taşınmazı tahliye etmesi gerektiğinin davalıya bildirildiğini, davalının taşınmazı tahliye etmediğini belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı ise, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin belli olmadığını, taşınmazda fuzuli şagil olmadıklarını, taşınmazın üstün vasfının musakkaf olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı dava dilekçesinde, davalının 21/01/2000 başlangıç tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak akdin sona ermesi nedeni ile davalının taşınmazdan tahliyesini istemiştir. Davalı ise kiracılık ilişkisine karşı koymamış, taşınmazın musakkaf nitelikte olmadığını, 6570 sayılı Yasaya mı yoksa Borçlar Kanunu hükümlerine mi tabi olduğunun tespiti için keşif yapılması gerektiğini beyan etmiştir. Davacı tarafından ibraz edilen kira sözleşmesinde, kiralananın niteliği açıkça belirtilmemiş olmakla birlikte, sözleşmenin 2. maddesinde “baz istasyonunun bağımsız borular üzerinde çatıya, terasa, bina içine veya bina dışına, binaya ait bahçeye, bina duvar yüzeylerine monte edilecek parabolik antenler ve paratoner, elektronik donanımlar, enerji kaynağı, her türlü kablolar, borular ve sair ekipmanlar ile birlikte kurulabileceği” açıklamaları yapılmış olup, bu açıklamalardan kiralananın Borçlar Kanununa mı yoksa 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Yasaya mı tabi olduğu anlaşılamamaktadır. Adi kira sözleşmesine tabi taşınmazın Borçlar Kanununa tabi olması ve akdin sona ermesi halinde kiracının bu nedenle tahliyesi mümkün ise de, kiralananın 6570 sayılı Yasaya tabi olması halinde Yasanın 7. maddesindeki sebepler olmaksızın, akdin sona ermesi nedeni ile tahliye talep edilemez. 6570 sayılı Yasanın uygulama alanını belirleyen 1. maddesinde iki koşul ileri sürülmüştür. Birinci koşul; kiralanan taşınmazın üstün vasfının musakkaf bulunması, ikinci koşul ise; belediye sınırları içinde veya iskele, liman ve istasyonlarda bulunmasıdır. Bu nedenle mahkemece yapılacak iş konusunda uzman bilirkişi marifetiyle mahallinde keşif yapılarak, kiralananın Borçlar Kanununa mı yoksa 6570 sayılı Yasaya mı tabi olduğunun belirlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.