YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/166
KARAR NO : 2013/3106
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, on bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekili ile … tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.’nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 14’üncü maddesinde, ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetlerinin bulunmadığı belirtilmiştir. Kısıtlıyı vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasisi temsil eder. Öte yandan kanuni temsilcisi bulunanlara veya bulunması gerekenler yapılacak tebligat usulü de Tebligat Kanununun 11/2.maddesinde açıklanmıştır. Olayımızda, davalılardan … … Sulh Hukuk Mahkemesi 2006/815E, 2007/109 K sayılı ilamı ile, ….. Sulh Hukuk Mahkemesi 2010/900 E., 2011/578 K sayılı ilamı ile akıl hastalığı nedeni ile kısıtlanmış ve kendilerine … vasi tayin edilmiştir. TMK’nun 448.maddesi hükmüne göre kısıtlının tüm hukuki işlemlerinde vasisi tarafından temsil edilmesi zorunlu olup, duruşma davetiyesinin kısıtlıyı temsilen vasisine tebliğ edilmesi gerekir. Mahkemece bu usule uyulmadan doğrudan kısıtlılara tebligat yapılmak suretiyle karar verilmesi hatalı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 25/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.