YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4584
KARAR NO : 2018/1316
KARAR TARİHİ : 24.01.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalının 2014 yılı Temmuz ayı ile 2014 yılı Ağustos ayı kira bedelleri dışında takipte talep edilen kira bedelleri üzerinden itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir.
Somut olayda; Mahkemenin, gerekçesinden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda karar ile gerekçe arasında çelişki oluşmuştur.
HMK’nın 298/2.maddesi ve 10.4.1992 gün, 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile yeni bir karar vermekten ibarettir.
Öte yandan; “2014 yılı Temmuz ayı ile 2014 yılı Ağustos ayı kira bedelleri dışında takipte talep edilen kira bedelleri üzerinden itirazın kaldırılmasına” hükmü infazda tereddüt yaratacak mahiyettedir. Bu nedenle mahkemece yukarıda izah edilen hususlar üzerinde durularak açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde infazda tereddüt yaratan ve gerekçe ile çelişki barındıran hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek H.U….nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.