Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2018/1756 E. 2018/2866 K. 21.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1756
KARAR NO : 2018/2866
KARAR TARİHİ : 21.03.2018

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda usulsüz tebligat şikayetiyle birlikte takip kesinleşmeden konan hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, birleşen dosyada borçlu …’ın ise usulsüz tebligat şikayetiyle birlikte takibe dayanak çekte borçlu olmadığından takibin iptali ile hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece her iki borçlunun usulsüz tebligat şikayetlerinin kabulüne, borçlu … yönünden takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
1)Borçlu şirketin temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Borçlu şirket sair şikayetinin yanında hacizlerin kaldırılmasına da talep ettiği, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verildiği, ancak borçlu şirketin haczin kaldırılması talebi hakkında inceleme yapılmadığı görülmektedir. HMK’nun 297. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde de, hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiği aynı maddenin 2. fıkrasında ise, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir. O halde mahkemece, borçlu şirketin hacizlerin kaldırılması talebinin incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, sözü edilen istem incelenmeksizin ve bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
2- Alacaklının temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;Borçlunun icra mahkemesine başvurusu çekte borçlu ilişkisi olmaması nedeniyle borçlu olmadığına yönelik olup, başvuru bu haliyle borca itiraz niteliğindedir. Borca itirazın yerinde görülmesi halinde ise İİK’nun 169/a-5. maddesi gereğince itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile başvurunun şikayet niteliğinde olduğu kabul edilerek takibin İİK.nun 170/a maddesi gereğince iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu şirketin temyiz itirazlarının kabulü, alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.