YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15110
KARAR NO : 2018/5515
KARAR TARİHİ : 26.03.2018
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş ise de dosyada davetiye gideri bulunmadığından duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Arsa niteliğindeki … Mahallesi 938 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak zeminine; resmi birim fiyatları esas alınarak, üzerindeki yapıya değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Dairemizin 06.07.2017 gün ve 2016/19322 E 2017/17932 K nolu dosyasında 2014 yılı değerlendirme tarihi itibariyle dava konusu taşınmazla benzer nitelikte olup Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sitesinden edinilen bilgilere göre dava konusu taşınmaza yaklaşık 630 metre mesafede olan 936 ada 2 parsel sayılı taşınmaza 1020,13 TL/m2, 19.03.2018 tarihinde Dairemizce incelenen ve dava konusu taşınmaza yaklaşık 240 metre mesafede olan 970 ada 18 parsel sayılı taşınmaza da 2013 yılı değerlendirme tarihi itibariyle 768,42 TL/m2 bedel belirlenmiş ve bu bedeller dairemizce de uygun görülmüştür. Bu durumda dava konusu taşınmazın konumu, özellikleri ve değerlendirme tarihi dikkate alındığında dosya kapsamında bulunan ve dava konusu taşınmazın metrekare bedelini 2453,76 TL/m2 belirleyen bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.Bu nedenle dosyanın bilirkişilere tevdi edilerek yukarıda belirtilen m² birim fiyatlarından ayrılma nedeni açıklanarak ek rapor alınması gerekirken yetersiz rapora göre hüküm kurulması,
2- Tüm dosya kapsamı ve 10 uncu celsede 39 nolu bağımsız bölüm maliki vekilinin “atılan çekme katın yarı yarıya müvekkillere ait olduğu yönünde matabıkız, yalnız tabliyenin davalı vekili …’ün müvekkili tarafından yapıldığını kabul ediyoruz.” yönündeki beyanları dikkate alındığında dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın 39 ve 40 nolu bağımsız bölümlerinin üzerlerindeki asma katın mülkiyeti konusunda taraflar arasında bir ihtilaf yoktur. Bu durumda, 39 nolu bağımsız bölümdeki 40 nolu bağımsız bölüm sahibinin yaptığı imalat da hesaplanarak buna göre bankada bloke edilen miktarın 39 ve 40 numaralı bağımsız bölüm sahiplerine dağıtılması gerektiğinin düşünülmemesi,Doğru görülmemiştir.Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.