Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2018/939 E. 2018/3844 K. 04.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/939
KARAR NO : 2018/3844
KARAR TARİHİ : 04.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 142/1-f maddesinin yürürlükten kalktığı ve bu eylemin TCK’nın 163/3 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği nazara alınarak sanığın eyleminin TCK’nın 163. maddesi yönünden değerlendirilip sanığın eyleminin TCK’nın 163. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun belirlenmesi halinde katılan kurumun 04/11/2014 tarihli yazısında, sanığın Bakırköy 9. İcra Müdürlüğündeki 2008/2847 esasındaki borcunun tahsil edildiğinin bildirildiği, ancak bu borcun suça konu tutanak ile ilgili olup olmadığının anlaşılamadığı, bu nedenle öncelikle ödenen bu borcun suça konu tutanakla ilgili olup olmadığının tespit edilmesi, ödemenin bu tutanağa ilişkin olduğu tespit edilirse sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi, aksi halde 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün istem gibi BOZULMASINA, 04/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.