Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/17254 E. 2018/3975 K. 05.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/17254
KARAR NO : 2018/3975
KARAR TARİHİ : 05.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Hükümlü … hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükümlü … hakkında 12/04/2012 tarihli kararla TCK’nın 142/1-a ve 62. maddeleri uyarınca verilen erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, kararın diğer sanık … tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkemece 27/06/2012 tarihli tutanakla, dosyanın bozulması halinde sanık …’a da sirayet edebileceği ve bu nedenle dosyanın kesinleştirilmeyerek infaza verilmediğinin belirtildiği, sanık …’un temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi nedeniyle dosyanın iade edildiği ve mahkeme tarafından dosyanın Cevat bakımından da ele alınarak hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin sanık … hakkında kurduğu hükmün sirayet neticesinde değil, sonradan yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun uyarınca ve uyarlama yargılaması sonucunda verilmiş bir karar olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı gibi, 01 Haziran 2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Yasa’nın 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98 ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun ise 5275 sayılı Yasa’nın 101/3. uyarınca itiraz yasa yolu olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanığın dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi ve ayrıca 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden anılan Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kovuşturma sırasında ya da hüküm verildikten sonra zararın tamamen tazmin edilmesi halinde etkin pişmanlık nedeniyle CMK’nın 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, katılan kurumun zararının da 13/10/2010 tarihinde giderildiği de gözetilerek itiraz merciince hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Sanık … hakkında mühür bozma suçundan kurulan 12/04/2012 tarihli hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3-Sanık … hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan 02/05/2014 tarihli hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra işlenen suçlardan dolayı TCK’nın 168. maddesinin aynı Kanun ile eklenen 5. fıkrasında, zararın soruşturma tamamlanmadan giderilmesi halinde kamu davası açılmayacağı öngörülmüş ise de, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden anılan Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kovuşturma sırasında ya da hüküm verildikten sonra zararın tamamen tazmin edilmesi halinde etkin pişmanlık nedeniyle CMK’nın 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ve suç tarihinin 05/08/2010 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılan kurumun zararını 13/10/2010 tarihinde tazmin etmiş olan sanık hakkında, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2.maddesi uyarınca sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/4-a maddesine göre CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 05/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.