Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2015/33134 E. 2018/3131 K. 07.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33134
KARAR NO : 2018/3131
KARAR TARİHİ : 07.03.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Avukatlık Kanununun 26. maddesinde; “Stajyerler, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik merciilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili olarak duruşmalara girebilir ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilir” hükmü yeralmaktadır.
Somut olayda, bozma öncesinde gönderilen Kayseri Barosunun 14/12/2010 tarihli yazısından katılan stajyer avukat …’nun dava konusu suç tarihi itibariyle avukat yanında staj aşamasında olup olmadığının anlaşılamaması karşısında, bozma sonrasında öncelikle avukatlık stajının hangi aşamasında olduğunun tespiti, avukat yanında staj aşamasında olduğunun anlaşılması halinde yanında staj yaptığı avukatın olay tarihinde stajyer avukat olan katılan …’nun icra işlerinde görevlendirilmesine ilişkin yazılı bir muvafakatının olup olmadığı ve buna göre katılanın kamu görevlisi sayılıp sayılmadığı hususunun araştırılıp, sonucuna göre TCK’nın 125/3-a ve TCK’nın 265/2. maddesinin uygulanma imkanı olup olmadığı tartışılmadan, eksik kovuşturma sonucu, TCK’nın 125/3-a ve 265/1. maddeleri uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın aşamalardaki savunmalarında icra borçlusunun oğlu olduğu, haciz için gidilen adresin oğlu ile ilgisinin olmadığını savunması karşısında, bozma sonrası doğru icra dosyası getirtilip, haczin usul ve yasaya uygun olup olmadığı araştırılarak, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi üzerinde durulup, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden TCK’nın 29. hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- Kabule göre de;
Sanık hakkında kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret suçundan hüküm kurulurken, uygulama maddesi olarak TCK’nın 125/3-a fıkrası yerine 125/1-a maddesi olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.