Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/11999 E. 2018/6013 K. 03.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11999
KARAR NO : 2018/6013
KARAR TARİHİ : 03.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar … ve … hakkında, katılanlara karşı hakaret suçlarından verilen hükmen açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında verilen 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanıklar hakkında kasten yaralama suçlarına ilişkin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Hüküm kurulurken, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı Kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, sanık …’un, …’a karşı üzerine atılı kasten yaralama suçunun ne şekilde ve hangi delil ya da delillere istinaden sübuta erdiği hususunda herhangi bir hukuki değerlendirme yapılmaksızın, gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanıklar … ve …’un, mağdurlar … ve …’a karşı üzerlerine atılı kasten yaralama suçunu 5237 sayılı TCK’nin 37/1. hükmü kapsamında fikir ve eylem birliği
içerisinde gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, hangi delile neden üstünlük tanındığı hükmün gerekçesinde denetime imkan verecek şekilde tartışılıp değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
c) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken, eylemin haksız tahrik altında işlendiğinin kabulü ile cezada 2/4 oranında indirim yapıldığı halde, sanık hakkında mağdur …’a karşı ve sanık … hakkında mağdurlar … ve …’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde haksız tahrik hükümlerinin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin uygulanmaması,
d) Hüküm kurulurken yaralamanın niteliğine göre 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen cezada, arttırım maddeleri olan TCK’nin 87/1-d ve 87/1-son hükümlerinin ayrı ayrı, denetime imkan verecek şekilde uygulanması gerekirken, TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca doğrudan 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
e) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi gereği sanık …’in ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla istem gibi BOZULMASINA, 03.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.