Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/10511 E. 2018/4074 K. 09.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10511
KARAR NO : 2018/4074
KARAR TARİHİ : 09.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Müştekinin, devlet hastanesi bahçesine direksiyon kilidi ile kilitleyip bıraktığı elektrikli bisikletinin çalındığı olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması ve Dairemizin 18/01/2016 tarih ve 2014/20770 E. – 2016/611 K. sayılı bozma ilamından önce verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen 21/03/2013 tarihli kararda sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı TCK’nın 165/1, 62/1. maddeleri uyarınca hükmedilen ve 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil eden 5 ay hapis cezası ile birlikte hapis cezasının yanında hükmolunan 80 TL adli para cezasının da olduğu ve bozma sonrası kurulacak hükümde sonuç ceza olarak 5 ay hapis cezası ile birlikte hükmolunan 80 TL adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında yalnızca 5 ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde, suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı verilen 01/03/2016 tarihli mahkumiyet hükmünde, kanun yoluna başvuru süresinin tefhim/tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun 24.03.2016 tarihli süre tutum ve temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olmadığına ilişkin tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş; müştekinin, devlet hastanesi bahçesine direksiyon kilidi ile kilitleyip bıraktığı elektrikli bisikletinin çalındığı olayda, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dairemizin 18/01/2016 tarih ve 2014/20770 E. – 2016/611 K. sayılı bozma ilamından önce verilen ve yalnızca suça sürüklenen çocuk tarafından temyiz edilen 21/03/2013 tarihli kararda suça sürüklenen çocuk hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı TCK’nın 165/1, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca hükmolunan hapisten çevrili 2.000 TL ve 40 TL adli para cezasının 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden 2.400 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan ”suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan sonuç cezanın 2.000 TL ve 40 TL adli para cezası olarak belirlenmesine” karar verilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.