Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/10822 E. 2018/6157 K. 04.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10822
KARAR NO : 2018/6157
KARAR TARİHİ : 04.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine, beraatlerine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Katılan sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı başvurulacak yasa yolunun 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesinde itiraz olduğu ve itiraz mercii tarafından bu konuda karar verildiği anlaşılmakla; temyizen incelenmeyen dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüyle sanık … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat kararlarına yönelik müşteki … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanık … müdafiinin, 27.01.2015 tarihinde tefhim olunan hükme karşı verdiği 28.01.2015 tarihli süre tutum dilekçesinde sadece sanık … müdafii sıfatıyla temyiz isteminde bulunduğu, 03.03.2015 tarihinde verdiği ayrıntılı temyiz dilekçesinde ise müşteki … yönünden de temyiz başvurusunda bulunduğu, müşteki … sıfatına yönelik 03.03.2015 tarihli dilekçenin yasal süreden sonra verildiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında hakaret suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan i nanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya
göre katılan … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık hakkında katılan …’u kasten yaralama suçundan kurulan hükümde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1,3-e maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl hapis cezası üzerinden TCK’nın 62. maddesi uyarınca yapılan indirim oranının (½) olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanık …’in katılanlar …, … ve …’u kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1 maddesinde yer alan “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılanlar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, katılan …’ın babası Kenan ve katılan …’un yasal temsilcisi Ebubekir lehine hükmedilerek hükmün karıştırılması,
b) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Manavgat 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.09.2009 tarih 2008/423 (E) ve 2009/635 (K) Karar sayılı ilamının taksirle yaralama suçuna ilişkin olduğu ve TCK’nin 58/4. maddesi gereğince kasıtlı suçlar ile taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanamayacağından söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı; bunun yerine sanığın adli sicil kaydında yer alan Manavgat 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.09.2009 tarih 2008/103 (E) ve 2009/615 (K) sayılı ilamının tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanık hakkındaki hüküm fıkrasından ”Müdahil … ve …” ibaresinin çıkarılması ve yerine “”Müdahil …, … ve …” ibaresinin eklenmesine, yine TCK’nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkradan “2008/423 (E) ve 2009/635 (K)” ibaresinin çıkarılarak yerine ” cümlesinin eklenmesi, tekerrüre esas alınan ceza miktarı yönünden CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması
suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
5) Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesi gereğince hapse çevrileceği ihtarı yapılmış ise de; 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi infaz aşamasında resen gözetileceğinden, tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
a) Sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulmasının lüzumu,
b) Sanığın müşteki …’e yönelik mala zarar verme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1 maddesinde yer alan “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren müşteki yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, sanığın yanı sıra sanık … ve suça sürüklenen çocuk … aleyhine de vekalet ücretine hükmedilmesi,
c) 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 106/3. Maddesindeki “Hükümlü tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.