Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/11781 E. 2018/6297 K. 09.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11781
KARAR NO : 2018/6297
KARAR TARİHİ : 09.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının sureti ile mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2012 tarih, 2012/290 Esas ve 2012/827 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında kemik kırığı kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 18.01.2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde Manavgat 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.07.2014 tarih, 2013/662 Esas ve 2014/553 Karar sayılı ilamıyla 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümle gereğince 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 09.10.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; sanığın denetim süresi içinde işlediği ve ihbara konu tehdit suçunun, TCK’nin 106/1-1. cümlesi kapsamında bulunduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ile yeniden düzenlenen uzlaşma müessesesi kapsamına alındığı anlaşılmakla; söz konusu ilamın akıbetinin mahkemesinden sorularak sonucuna göre, kararın açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Kabule göre; mağdurun yaralanmasına ilişkin düzenlenen Reyhanlı Devlet Hastanesinin KBB uzmanınca düzenlenen 16.01.2012 tarih, 725 numaralı raporda kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisi orta (2.) derece olarak belirtildiği halde, aynı hastanenin ortopedi ve travmatoloji uzmanınca düzenlenen 16.01.2012 tarih, 518 numaralı raporda kırığın hayati fonksiyonlara etkisi hafif (1.) olarak belirtilmiş olması karşısında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla, mağdurun yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evrak ve grafilerin Adli Tıp Kurumuna gönderilerek yeniden rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, mağdurun vücudundaki kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğu kabul edilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak, sanığın cezasında (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 09.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.