Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/2980 E. 2018/8529 K. 08.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2980
KARAR NO : 2018/8529
KARAR TARİHİ : 08.03.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfusta Diğer Kayıtların Düzeltilmesi İstemli

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, davanın niteliği gereği duruşma talebinin reddinden sonra Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Dava dilekçesinde, davacının babası …’in resmi olarak hiç evlenmemesine rağmen nüfus kayıtlarında … adlı kişi ile evli gözüktüğünü, bu evlenmeye dayanak evlilik ilmuhaberinin sahte olduğunu ileri sürülerek muris … …’in evlenmesine dayanak evlilik ilmuhaberinin iptaline karar verilmesi istenmiş; mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir.
Dava, davacının babası muris … …’in evlenmesine dayanak evlilik ilmuhaberinin sahte olduğuna dayalı evliliğin iptali istemine ilişkindir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5133 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK’nun m. 118-395) kaynaklanan bütün davaların aile mahkemesi’nde bakılacağını hükme bağlamıştır.
Evlenme ve evlenmenin iptaline ilişkin hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 124. maddesi ve devamında düzenlenmiş olduğundan, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesine göre, görevli mahkeme, aile mahkemesidir.
Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemelerinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. Bu açıklama karşısında, davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden asliye hukuk mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.