YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19561
KARAR NO : 2015/21990
KARAR TARİHİ : 10.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe İade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın işverence bildirimsiz olarak feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, işyerinde bir müşterinin parasının çalınmasıyla ilgili davacıdan şüphelenmesi ve davacıdan savcılığa şikayetçi olması üzerine 17.09.2014 tarihinde İş Kanununun 25/II maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davalı iş yeri müşterisinin kaybolduğunu iddia ettiği paranın davacı tarafından alındığına dair müşterinin şikayeti üzerine yapılan soruşturmada delil bulunmadığından takipsizlik kararı verildiği, odanın diğer çalışanlarca açılmasının mümkün olduğu, müşterinin sadece davacı işçiden şüphelenmesi üzerine sadece davacının iş sözleşmesi feshedildiği bu nedenle feshin şüphe feshi olarak da nitelenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş ilişkisinde işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmesine yol açmaktadır. İşverenden katlanması beklenemeyecek bir şüpheden dolayı işçinin iş ilişkisinin devamı için gerekli olan uygunluğu ortadan kalktığından, güven ilişkisinin sarsılmasına yol açan şüphe, işçinin kişiliğinde bulunan bir sebep olarak karşımıza çıkmaktadır. İşçinin bir suç işlediğinden veya sözleşmeye aykırı davranışta bulunduğundan şüphe ediliyor ve bu yüzden taraflar arasında iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güvenin yıkılması veya ağır biçimde zedelenmesi nedeniyle iş sözleşmesi feshedilmişse, şüphe feshinden söz edilmektedir. Şüphe, fesih anında mevcut belirli objektif vakıa ve emarelere dayanmalıdır. İşverenin sırf sübjektif değerlendirmesi yeterli olmayıp, yapılan incelemede işçinin şüphe edilen eylemi işlediğinin büyük bir ihtimal dahilinde olduğu sonucunun ortaya çıkması gerekir.
Dosya içeriğine göre, davacının çalıştığı otelde bir müşterinin konakladığı otel odasındaki kasaya 30.000.00 TL parasını koyduğunu, 15.09.2014 günü otelden çıkış için hazırlık sırasında kasadaki paranın 6.700.00 TL lik kısmının kaybolması üzerine 17.09.2014 tarihinde müşterinin şikayeti üzerine davacı işçi ve görevli otel çalışanları hakkında yapılan soruşturma sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.10.2014 tarih ve 2014/61543 soruşturma sayılı evrakında olay yeri kamera inceleme tutanaklarına göre kimlik teşhisi yapılmamış, davacı ve diğer şüpheliler hakkında takipsizlik kararı verilmiştir.
Feshe konu olay ile ilgili beyanlar değerlendirildiğinde davacının olayı kabul etmeyerek duruşma sırasında parası kaybolan müşterinin odasına müşterinin talimatıyla girdiğini,
odaya ait manyetik kartın başka bir çalışanda olması nedeni ile otel odalarındaki manyetik kartların bozuk olmasına ihtimali nedeni ile tedbir olarak resapsiyonda bulunan ve sisteme açılış kullanma kaydı işlenmeyen metal anahtarla kapısını açtığını beyan ettiği, departman müdürü olarak görev yapan davalı tanığının duruşmada alınan beyanında, davacının otele gelen müşterilerin odasına çıkarılması, yerleştirilmesi, odadan ayrılırken ayrılış işlemlerinin yapılması, otelde konakladığı süre içerisinde dışarıdan sipariş verilen malzemelerin alınması, getirilmesi ile görevli olan bellboy olarak çalıştığını, otelde iki tip anahtar bulunduğunu, manyetik anahtarın her kapıyı açabilen ve açılma kapanma kayıtları işyeri tarafından takip edilebilen kart olduğunu, diğer anahtarın ise metal olup her türlü kapıyı açabildiği, manyetik kart çalışmadığı zaman kapıyı açıp kapamak için istisnaen kullanılan bir anahtar olduğunu, parası kaybolan müşterinin kullandığı odanın kapısının demir anahtarla açıldığının tespit edildiğini, metal anahtarı davacının kullandığının davacının kendi beyanından ve aynı tarihlerde davacının kaybolan paranın bulunduğu kata asansörle çıktığına dair kamera görüntüleri olduğunu, müşteriye ait odanın kapısına ait giriş çıkış anahtar kayıtları incelendiğinde paranın kaybolduğu günlerde davacının pas anahtarı denilen her kapıyı şifresiz olarak açan anahtar kullanmak sureti ile davacı tarafından açıldığını tespit edildiğini, yapılan tahkikat sırasında davacının önce meyve kontrolü için odaya girdiğini, daha sonra müşterinin kıyafetlerini kuru temizlemeciye vermek üzere girdiğine dair çelişkili beyanlarda bulunması üzerine iş sözleşmesinin feshedildiğini beyan ettiği görülmüştür.
Her ne kadar davacı hakkında Cumhuriyet Savcılığınca isnat edilen eylemle ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de dosya içeriği ve tanık beyanlarına göre işverenin davacının iş sözleşmesini şüphe üzerine feshettiği olayda tipik şüphe feshinin oluştuğu, işverenin bundan sonra bu işçi ile çalışmaya devam etmek istemesinin beklenemeyeceği, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedilmiş olduğu halde feshin geçersiz nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gerekli 27.70 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubuyla kalan 2,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 37,25 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 10/11/2015 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.