YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22050
KARAR NO : 2015/24110
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan işverence fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının mağaza sorumlusuna hakaret içeren aşağılayıcı ve küçük düşürücü ithamlarda bulunan bir mektup tanzim ederek şirket yönetimine gönderdiğini, bu nedenle iş sözleşmesinin İş Kanununun 25/II-c maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davacının yaptığı fazla mesailerin ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ücretinin ödenip ödenmediği, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve kararda hükmedilen alacakların net mi brüt mü olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Belirsiz alacak davasının açılmasının sonuçlarından biri de zamanaşımının kesilmesidir. (BK m.133/2).Yargıtay’ın bu güne kadar ki uygulamalarına göre zamanaşımı kesilmesi, dava dilekçesinde talep edilen miktarla sınırlıdır ve dava edilmeyen kısım için zamanaşımı kesilmez. Ne var ki, bu kuralı HMK m.107 ile hukukumuza yeni giren belirsiz alacak davası bakımından uygulayabilmek mümkün değildir. Aksinin kabulü, belirsiz alacak davasının kanun koyucu tarafından usul kanununda düzenlenmesine rağmen (daha başlangıçtan) reddi anlamına gelir. Belirsiz alacak davasında, kısmî alacak davasından farklı olarak, dava sırasında belirli hale gelen alacağın davaya sokulmasına izin verildiğinden, geçici talep sonucu ile açılan belirsiz alacak davasında, ileride belirli hale gelecek olan alacağın tamamı için zamanaşımı kesilmesi sonucu ortaya çıkar. Asgari miktar belirtilerek açılan belirsiz alacak davasında mahkemece yapılan araştırma esnasında alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına (m.141, 319) tâbi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini arttırabilir. Yapılan bu arttırım zamanaşımına tabi değildir.
6100 sayılı HMK zamanında açılan eldeki bu davayı davacı vekili belirsiz alacak davası olarak açtığı halde, miktar artırım dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı defi nedeni ile bir miktar fazla mesai ücretinin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile reddi hatalıdır.
3-Mahkemece fazla çalışma alacağının kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla birlikte, hükmolunan miktarın net ya da brüt olduğunun açıkça belirtilmemesinin hükmün infazında karışıklığa neden olacağının düşünülmemesi doğru değildir.
4- Davacı davalı işyerinde fazla çalışma yaptığını ileri sürmüş, davalı ise yapılan fazla mesailerin bordrolar ile tahakkuk ettirilip ödendiğini savunmuştur. Davalı bunu kanıtlamak için davacıya ait fazla çalışma ödemelerini de içeren ücret bordroları sunmuştur. Ancak mahkemece ödeme belgesi niteliğindeki bordrolar hakkında hiç bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.