Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/5339 E. 2018/1131 K. 05.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5339
KARAR NO : 2018/1131
KARAR TARİHİ : 05.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle sanığın mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Ayrıntıları CGK’nin 04.06.2013 tarih, 2012/12-1526 Esas ve 2013/286 Karar sayılı kararında açıklandığı gibi; erteleme ve hapis cezasının seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevirilmesi kurumlarının cezanın bireyselleştirilmesinin yollarından biri olmaları dolayısıyla mutlak olarak birinin diğerinden daha lehe olduğundan söz edilemeyeceği, ödeme gücü bulunmayan bir sanık için ertelemenin, ödeme gücü yerinde olan ve bu yönde talepte bulunan bir sanık için ise adli para cezasına çevirmenin daha lehe olduğunun kabul edilebileceği, her somut olayda sanığın sosyal ve ekonomik durumu ile kişiliğine göre bir belirleme yapmak gerektiği gözetilmeden; bozma öncesi suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezası ertelendiği halde bu yönde talebi alınmadan bozmadan sonra kurulan hükümde hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükümlerin, CMK’nin 231/11. maddesi gereğince, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği takdirde, yokluğunda karar verileceği meşruhatını içeren davetiye ile sanığın duruşmaya çağrılması gerektiği, dosyanın incelenmesinde, sanık adına çıkartılan tebligatta bu meşruhata yer verilmediği gibi tebligatın da usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanık usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeden hükmün açıklanması suretiyle, sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, kasten yeni bir suç işlenmesi halinde 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK’nin 223. maddesi kapsamında mahkumiyet hükmü niteliğinde olup 5271 sayılı CMK’nin 232. maddesinde belirtilen hususları içermesi gerektiği, hükmün gerekçesinde, delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, yargılama sonucu ulaşılan kanaatin belirtilmesi ve sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin gösterilerek nitelendirilmesinin yapılması gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair önceki karara atıfta bulunulmak suretiyle 52/71 sayılı CMK’nin 34, 223 ve 230/1. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.