YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/802
KARAR NO : 2018/2666
KARAR TARİHİ : 14.03.2018
Elektrik hırsızlığı suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/1, 522, 523 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 231.140.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair VİRANŞEHİR Sulh Ceza Mahkemesinin 22/12/2004 tarihli ve 2004/316 esas, 2004/793 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün sabıka kaydının silinmesi talebi üzerine, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2/2. maddesi ile mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 8. maddesi gereğince, ilamın adli sicil arşiv kaydından silinmesine ilişkin Viranşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 14/07/2010 tarihli ve 2010/349 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/01/2018 gün ve 94660652-105-63-11675-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/01/2018 gün ve 2018/2428 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü hakkında Viranşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2004 tarihli kararı ile 765 sayılı TCK’nın 491/ilk, 522, 523 ve 647 sayılı Kanun’un 4-6. maddeleri gereğince erteli 231.140.000 TL ağır para cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği ve temyiz edilmeden 07.02.2005 tarihinde kesinleştiği, bilahare hükümlünün 14.07.2010 tarihli dilekçe ile adli sicil kaydının silinmesini talep etmesi nedeniyle VİRANŞEHİR Sulh Ceza Mahkemesinin 14.07.2010 tarihli kararı ile “adli sicil kaydının silinmesine” karar verildiği anlaşılmış ise de; atılı suçun elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin olması nedeniyle hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa’nın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkemesince uyarlama yapılması gerekeceği, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Yasa’nın 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması ve dosya kapsamına göre zararı tazmin ettiği anlaşılan hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 14.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.