YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/39097
KARAR NO : 2015/23870
KARAR TARİHİ : 01.12.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : Sendika Aidatı
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı sendika vekili, davalı …’nin davacı … Sendikas’ının yıllardır örgütlü olduğu bir işyeri olduğunu, davalı bünyesinde çalışan ve müvekkili sendikaya üye olan işçilerin Sendika Ana Tüzüğü’ne göre sendikaya üyelik aidatı ödemeleri gerektiğini, davalı …’nin işçilerden kestiği aidatları bu güne kadar müvekkiline ödemediğini, ödeme tarihinin kanunda ve taraflar arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde kararlaştırıldığını iddia ederek 15.04.2008-24.06.2013 dönemine ait aidat alacaklarının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Dava … Belediyesi’ne karşı açılmış, bu belediye davaya cevap vermemiştir. Ancak klasör halinde ödenmesi gereken sendika aidat kesinti listesi ile ödenen aylara ait sendika kesinti listesi ve ödemelere ait dekontları göndermiştir.
Davanın devamı sırasında 6360 sayılı Yasa’nın 1.maddesi uyarınca … İlçe Belediyesi’ne katılan … Belediyesi’nin tüzel kişiliğinin sonaermesi nedeni ile dava kendisine teşmil edilen … Belediyesi vekili, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı sendikanın kötü niyetli olarak alacağını tahsil için 5 yıl beklediğini, kapatılan belediyenin sendika aidat borcunun Devir Tasfiye Ve Paylaştırma Komisyonu tarafından belediyeye devredilmediğini, komisyon kararı olmadığı takdirde talepte bulunamayacağını, müvekkili belediyenin ihbar edilen mi davalı mı olduğunun açılığa kavuşturulması gerektiğini, davacı sendikanın talep yazılarının belediyeye tebliğ edilip edilmediğinin de belli olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Alacağa işletilen faiz başlangıç tarihi ihtilaflıdır.
İstek ve hesap dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmeleri hükümlerine göre sendika aidatlarının işçi ücretlerinin ödendiği günü takip eden 7 gün içinde ödenmesi gerekmektedir. İşçi ücretleri ise yine … hükümlerine göre her ayın 15.günü ödenecektir. Hal böyle olunca, temerrüt tarihi her ayın 23. günü olmalı iken 21. günü olarak kabulü hatalı olmuştur.
3-Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda 15.04.2008-14.07.2013 tarihleri arasındaki döneme ait aidat alacağı hüküm altına alınmış ise de, 15.06.2013-14.07.2013 dönemine ait aidat alacağı bakımından dava tarihi olan 11.07.2013 tarihi itibari ile muacceliyet şartı gerçekleşmediğinden bu döneme ait aidat alacağının hüküm altına alınması hatalı ise de, bu döneme ait aidat alacağı ödendiğinden sonuca etkili olmayan bir hataya değinilmekle yetinilmiştir.
4-Mahkeme, kararının gerekçesinde davacı Sendika’nın ödenenlerin mahsubu ile 4.567,79 TL alacağı kaldığını kabul ettiği halde, hüküm ile gerekçe arasında ve hüküm kısmında da kendi içinde çelişki ve infazda tereddütlere neden olacak şekilde 2008 Nisan ayından itibaren aylık olarak aidat miktarlarını ve temerrüt tarihlerini yazarak 11.279,19 TL alacağın tahsiline karar vermesi doğru olmamıştır.
5-Davacı vekili davasını kısmi dava olarak açmış, bilirkişi raporundan sonra verdiği ıslah dilekçesi ile alacağın miktarını ödenenleri ilk muaccel olan alacaktan başlayarak mahsup etmek sureti ile kalan miktara yükseltmiştir. Davalı vekili ıslah dilekçesinin 21.01.2015 tarihinde tebliği üzerine 02.02.2015 havale tarihli dilekçesi ile ıslaha karşı zaman aşımı savunmasında bulunmuştur. Mahkemece ıslaha karşı ileri sürülen zaman aşımı savunması değerlendirilmemiştir.
Her ne kadar davacı Sendika vekili davalı tarafça ödenen alacakları ilk muaccel olan alacaktan başlayarak mahsup ettiğinde hüküm altına alınması gereken aidat alacağı 2011 Kasım ayından sonraya ait imiş gibi görünse de, davalının yaptığı ödemeler topluca yapılan ödeme olmayıp aylık bazda yapılan ödemelerdir. Bu durum dosya içindeki ödeme listeleri ve banka dekontları ile de sabittir. Zaten bilirkişi de ödemeler nedeni ile sadece 2008 Nisan-15.01.2010 dönemine ait aidat alacak hesabı yapmıştır. Bu itibarla davalı vekilinin süresinde ileri sürdüğü zaman aşımı savunması gerekirse ek hesap raporu alınarak değerlendirilmeli, zaman aşımına uğrayan alacak varsa belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yapılacak iş, tüm bozma nedenlerini kapsayacak şekilde gerekirse ek hesap raporu almak ve bir değerlendirmeye tabi tutularak çıkacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.