YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16285
KARAR NO : 2015/23886
KARAR TARİHİ : 01.12.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalı …’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2. Davacı vekili, davacının 06/09/2005-01/04/2013 tarihleri arasında çalıştığını, taşeron şirketlerle davalı … arasında muvazaalı ilişki bulunduğunu, emekli olmak suretiyle iş sözleşmesini feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile ücret farkı, fazla çalışma, ilave tediye, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davalı … ile davacının sigortalı çalışmaları gözüken dava dışı şirketler arasında 4857 sayılı Yasanın 2/6-7 maddesinde tanımlandığı üzere asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu çalışırken emir ve talimatları davalı … Belediyesi yetkililerinden almış olması nedeni ile muvazaalı iş ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümü ancak teknolojik sebeplerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işveren verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 7. ve 8. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır.
Alt İşverenlik Yönetmeliği’nin 11. maddesinde de asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek istenmiş ve 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir.
Mahkemece davalı … ile taşeron şirketler arasında muvazaalı ilişki bulunduğu kabul edilmiş ise de, tanık beyanlarından davacının bayrak ve pankart asma, aşure dağıtmak gibi Belediye organizasyonlarında verilen görevlerde çalıştığı, ihale ile alındığı iş dışında başka bir işte çalıştırılmadığı gibi çalışma ve emir talimat verilme işinin muvazaalı iş ilişkisini kabule yetecek şekilde ispatlanamamıştır. Nitekim Dairemiz 2013/7229 E., 2013/8874 K sayılı ilamıyla 22. Hukuk Dairesinin 2013/4012 E., 2013/3679 K.sayılı ilamlarıyla da muvazaa ilişkinin bulunmadığı kabul edilmiştir. Davacının ilave tediye alacağının reddi yerine kabulü hatalıdır.
3.Davacının ulusal bayram genel tatil alacağı tanık beyanları ile kabul edilmiş ise de, dosya arasında özel kalem ve Belediye Başkanı imzalı kayıtlar bulunmaktadır. Bilirkişi tarafından bu kayıtlar değerlendirilmemiştir. Davalı tarafından imzalı olmasa bile resmi kayıt niteliğindeki bu belgeler dikkate alınarak ulusal bayram genel tatil alacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
4.İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay ve benzeri gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
Somut olayda, fazla çalışma alacağı hesabında Mahkemece davacının 08:00-19:30 arasındaki 11,5 saatlik çalışmasından 1,5 saat yerine 1 saat ara dinlenme süresi indirilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı …’ye iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 01/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.