YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18071
KARAR NO : 2015/20748
KARAR TARİHİ : 19.11.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
… ile … ve müşterekleri aralarındaki istahkak davasının yetkisizliğine dair … İcra Hukuk Mahkemesi’nden verilen 14.03.2013 gün ve 383/104 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
… A R A R
Asıl ve birleşen davada, davacı 3. kişi vekili, müvekkiline ait …. plakalı aracın … 2. Noterliği’nce düzenlenen 04.11.2012 tarih 12177 yevmiye sayılı mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla davalılardan …’a satıldığını, aracın satış bedeli olarak 12.000 TL belirlendiğini, bedelin tahsili amacıyla 4 adet senet alındığını, senetlerin ödenmediğini, müvekkilinin araç bedelinin ödenmemesinden dolayı aracı fiilen …’dan geri aldığını, müvekkilinin bu şekilde aracını bir süre kullandığını, ancak …’ın aracın müvekkili adına devri için gerekli işlemleri yapmaya yanaşmadığını, aracın borçlu Savaş’ın borçlarından dolayı yapılan icra takipleri neticesinde konulan hacizlerden dolayı 02.10.2012 tarihinde yakalanarak otoparka çekildiğini, aracın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile … 21. İcra Müdürlüğü’nün 2007/4966 Esas, … 11. İcra Müdürlüğü’nün 2003/11848 Esas,…3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3483 Esas, … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/4006 Esas, … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/3691 Esas sayılı dosyalarından ve … tarafından araç üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlu …, araca ilişkin bonoları ödeyemediğini, bundan sonra da ödeme şansı olmadığını, aracın sahibine devredilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı alacaklı … vekili, satışın 04.11.2011 tarihinde Noterden yapıldığını, ancak takip tarihinin 21.06.2010 olduğunu, alacağa dayanak kambiyo senetlerinin keşide tarihleri 07.08.2009 olup, satıştan neredeyse 2 sene önce olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı alacaklı … AŞ ve … vekili, araç her ne kadar mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satılmış ise de trafik kaydında malikin borçlu … olduğunu, davacı ile trafik kaydında aracın maliki görünen borçlu … arasındaki iç ilişkinin bilinmesinin mümkün olmadığını, alacaklısı … olan … 11. İcra Müdürlüğü dosyasındaki haczin düştüğünü, alacaklısı … A.Ş. olan … 1.İcra Müdürlüğü dosyasındaki haczin kaldırılmasına ise itirazları olmadığını belirterek vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmamalarını talep etmiştir.
Davalı alacaklı .. vekili; davacının mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesine dayanarak istihkak iddiasında bulunduğunu, bu sözleşmenin geçerlilik şartlarından biri olan özel sicile tescil şartının yerine getirilip getirilmediğinin taraflarınca bilinmediğini, bu hususun yerine getirilmediğinin tespiti halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı alacaklı….vekili, müvekkilinin adresinin … ili olduğunu, genel yetki kuralında, davalının ikametgah mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin … İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu savunarak davada yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasının davalısı … Bakanlığı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafın yaklaşık olarak 1 yıl boyunca aracın her an satılabilmesi ihtimaline karşı herhangi bir tedbir almadığını, aracın tekrar üzerine tescili için de herhangi bir girişimde bulunmamış olmasının iyi niyetli olmadığının göstergesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; … 21. İcra Müdürlüğü’nün 2007/4966 sayılı dosyasındaki haczin kaldırılması hususunda anılan takip dosyasının alacaklısı olan davalının yetki itirazında bulunduğu, HMK’nun 6. maddesi uyarınca mahkemenin yetkisiz olduğu, aracın mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışının yapıldığı, fakat alıcı sıfatını taşıyan borçlu …’ın satış sözleşmesinde belirtilen senet bedellerini ödediğine ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı, kaldı ki davalının da senet bedellerini ödemediğini doğruladığı, dolayısıyla araç mülkiyetinin davalı …’a geçmediği, tüm bu nedenlerle davalı …’ın alacaklısı diğer davalıların dava konusu araç üzerine koydukları hacizlerin kaldırılması gerektiği gerekçesiyle, … 21. İcra Müdürlüğü’nün 2007/4966 Esas sayılı dosyası yönünden mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde görevli ve yetkili … İcra Mahkemesi’ne gönderilmesine, … 11. İcra Müdürlüğü’nün 2003/11848,…3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3483, … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/4006, … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/3691 Esas sayılı dosyalarından ve … tarafından dava konusu ….. plaka sayılı araç üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı 3. kişi vekili yetkisizlik kararına yönelik olarak, birleşen davanın davalısı Vergi İdaresi vekili ise aleyhlerine verilen kabul kararına yönelik olarak temyiz etmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 vd maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasıdır.
1- Davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazları bakımından;
1086 sayılı HUMK’nun 512/1. maddesine göre eşyanın bulunduğu ya da icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde istihkak davasının açılabileceği açıkça düzenlenmişti.
Bu özel yetki kuralı HUMK’nun 9. maddesindeki genel yetki kuralına ayrıcalık oluşturmakla birlikte genel yetki kuralını ortadan kaldırmadığı ve İİK’nun 50. maddesi gereğince de HUMK’nun yetkiye ilişkin hükümleri takip hukukunda da uygulandığı için hacizden doğan istihkak davaları genel yetki kuralınca, yasada ayrıca düzenlenmiş olmadıkça (taşınmazlarda ve iflastaki istihkak davası gibi,) davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir, özel yetki kuralı uyarınca da; haciz icra takibinin yapıldığı yerde uygulanmış ise bu yer, talimat aracılığı ile uygulanmışsa hacizli malın bulunduğu yer ya da icra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesinde açılabilirdi (HUMK’nun 512/1, 9, İİK’nun md. 97–99. maddeleri).
Somut olayda dava, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra açılmış olup bu Kanun’da 1086 sayılı HUMK’nun 512. maddesine paralel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda İİK’nun yetkiye ilişkin 4, 50. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nun 5, 6. maddeleri uyarınca genel yetki kuralının uygulanması gerekir. Buna göre istihkak davalarının asıl icra
takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemelerinde açılması mümkündür. HMK’nun 7/1. maddesi gereğince davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür. Aksi halde yetki itirazında bulunulmuşsa HMK’nun 19, 331. maddeleri uyarınca yetkisizlik kararı verilmesi gerekir.
Davalı alacaklı taraf cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur. Davalı borçlu Savaş’ın yerleşim yeri … sınırları içinde kalmaktadır.
Bu durumda yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
2- Davalı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı 3. kişi, Vergi İdaresi tarafından vergi alacağı nedeniyle, borçlu hakkında 6183 sayılı Yasa’ya göre yapılan takip ve diğer alacaklılar tarafından icra müdürlüğü kanalı ile yapılmış olan ilamsız takipler sırasında, mülkiyeti kendisine ait olan araç üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
6183 sayılı Yasa’ya göre yapılan icra takiplerine dayalı istihkak davalarının aynı Yasa’nın 68. maddesi hükmü gereği asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan hakimin bu hususu yargılamanın her aşamasında re’sen gözönünde bulundurması zorunludur. Bu durumda, davalı … İdaresi’nin yaptığı takiple ilgili olarak açılan davanın tefrik edilerek, Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgu dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekili ile davalı alacaklı Vergi İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde geri verilmesine
19.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.