YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10639
KARAR NO : 2018/1196
KARAR TARİHİ : 05.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, 14/08/2013 tarihinde “aynı konutta birlikte oturan” eşi …. imzasına tebliğ edilmişse de, sanık müdafiinin sanığın eşinin okuma yazma bilmediğini ileri sürmesi üzerine, mahkemece yaptırılan araştırma sonucu tanzim edilen kolluk tutanağına göre sanığın eşinin okuma yazma bilmediği anlaşılmakla, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun ”Kendisine tebliğ yapılacak kimse imza edecek kadar yazı bilmez veya imza edemiyecek durumda bulunursa, komşularından bir kişi huzurunda sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ yapılır. Sol elinin baş parmağı bulunmayan kimsenin, aynı elinin diğer bir parmağı ve sol eli yoksa sağ elinin baş parmağı ve bu da mevcut değilse diğer parmaklarından biri bastırılır. Tebliğ yapılacak kimsenin iki eli de yoksa tebliğ evrakı kendisine verilir. Yukardaki fıkralarda yazılı hallerde keyfiyet, tebliğ mazbatasında tasrih edilir ve hazır bulunan şahsa da imza ettirilir. Okur yazar bir komşu bulunmaz veya bulunan komşu imzadan imtina ederse, tebliğ memuru o mahalle veya köyün muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birini veyahut bir zabıta memurunu, tebliğ sırasında hazır bulunmak üzere davet eder ve tebligat bunların huzurunda yapılır.” şeklindeki 24. maddesine aykırı olarak yapılan bu tebliğ işlemi geçersiz olduğundan, sanık müdafiinin öğrenme üzerine verdiği eski hale getirme ve temyiz talepli dilekçesi süresinde kabul edilerek ve eski hale getirme ve temyiz isteminin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında silahla kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama ve geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın müdafii ve eşinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanık hakkında, basit kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen basit yaralama suçlarının soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete tabi olduğu, müştekile…. ile ….’ün hükümden sonra 22/12/2017 havale tarihli dilekçeleri ile şikayetten vazgeçtiğini bildirmesi, sanığın da savunmasının alındığı 25/02/2010 tarihli celsede şikayetten vazgeçme olursa kabul edeceğine dair iradesini açıklaması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın müdafii ve eşinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nin 73/4. maddesi yollaması ile 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMELERİNE, 05/02/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.