Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/33896 E. 2015/21048 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33896
KARAR NO : 2015/21048
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı, davalı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde kadroya geçmeden önceki dönem mevsimlik işçi olarak çalıştığı hizmetlerinin kıdemine sayılmadığını, 2011-2013 yıllarını kapsayacak 3. Dönem TİS’in geçici 4. maddesi gereği önceki işyerlerinde geçen çalışmaların da davalı işyerinde geçmiş gibi kabul edileceğine dair düzenleme gereği derece ve kademesinin tespiti ile yeni derece ve kademesi dikkate alınarak ilk kadroya geçişinden itibaren TİS’den kaynaklanan ücret farkı, yıpranma primi, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya sözkonusu hakların 2011-2013 yıllarını kapsayan TİS ile tanındığını, bu nedenle taleplerin geçmişe yönelik olarak talebinin yerinde olmadığını, derece ve kademe tespitinde hata olmadığını, gerekli ödemelerin TİS’lere göre zaten yapıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönem yönünden hak ettiği derece ve kademenin tespitine, yeni derece ve kademeye göre 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak alması gereken ücret farklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davalılar tarafından temyizi üzerine Dairemizce , “hükme esas alınan raporunda bilirkişi, davacının işyeri şahsi sicil dosyasındaki başlangıç pozisyonunun belirtilen derece sınırlarını gösterir değerleri, TİS’in ilgili maddesindeki, bulunduğu pozisyon karşılığı derecenin ilk kademesinden başlatılacağına dair düzenlemeye göre, davacının başlangıç pozisyonunun derece ve kademesi olması gerektiği kanaatine vararak; TİS’in hatalı yorumlanması suretiyle davacının bulunduğu pozisyonun, derece sınırının üst değerini kademesi kabul ederek hesaplama yapmıştır. Örneklemek gerekirse, düz işçi olan işçinin ilk başlangıç derecesinin sınırlarının 1-8 olarak belirleyen düzenlemeyi, 1. derecenin 8. kademesi olarak başlaması gerektiğini kabul ederek hesaplamaya başlamıştır. Bu, esasa müessir, sonucun hatalı çıkmasına sebep olacak bir yorum yanlıştır. Bu nedenle tüm hesaplamalar hatalı olup bozma nedenidir” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının derece ve kademesi yeniden hesaplanarak fark alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Davacının derece kademe tespitinin doğru olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, daimi kadroya alınma tarihine kadarki çalışmalarının tespiti ile derece ve kademesi belirlenerek hesaplama yapılmıştır. Davacının daimi işçi kadrosuna alınması 02.02.2001 tarihinde gerçekleşmiştir. Bilirkişi tarafından pozisyonun derece üst sınırı aşılarak hesaplama yapılmıştır. Bu nedenle yapılan hesaplamalar eksik olup, bu rapor esas alınarak verilen hüküm de hatalıdır.
Davacının düz işçi olarak ilk işe giriş tarihinden daimi kadroya alınma tarihine kadar geçici işçi olarak çalıştığı süre, hizmet döküm cetveline göre 14 yıl 339 gündür. Bu çalışmaya karşılık, yürürlükteki TİS hükümleri gereği, her iki yılda bir derece ve her yıl bir kademe almaya mevsimlik işçi olarak çalışırken, mazeretinden dolayı, iş sözleşmesi devam etmekle beraber işinden ayrı kalan işçinin kademe ilerlemesi yapabilmesi için yukarıdaki şartlara ilaveten, o yıl içinde tatiller dahil, bulunduğu kademe terfi tarihinden geriye doğru toplam 90 gün çalışması gerekir hükmü gereği de 90 günü aşan süre yönünden “1” kademe alma hakkı olduğundan, davacının eklenmesi gereken derece ve kademesinin 7/14 olduğu, davacının pozisyon cetveline göre ilk intibakının “1.” dereceden başlaması nedeniyle belirlenen derece/ kademenin eklenmesi sebebiyle ilk intibakının “7/14” D/K’dan başlatılıp, pozisyon cetvelindeki derece sınırının 28.02.2012 tarihine kadar “8” derece olması nedeniyle 01.03.2012 tarihi itibariyle pozisyon değerlerinin “2” puan artırıldığı hususuna dikkat edilerek Mart 2012 ye kadar “8” derecede kalması ve Mart 2012 de “10” dereceye yükseltilmesi gerekirken dava tarihi itibariyle “13” derecede olduğunun kabulü hatalıdır. Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak, davacının emekli olması, yapılacak derece ve kademe tespitinin geleceğe yönelik bir etkisinin olmaması ve ilk kararın davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle hüküm altına alınan derece ve kademe tespitine yönelik hüküm ile alacak tutarlarının davalı açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğu, bu nedenle de ilk karardan daha aleyhe hüküm kurulamayacağı ve davacının ücret seviyesinin de kesinleşmiş mahkeme kararı nedeniyle 2005 yılından önce işe girmiş işçi olarak kabulüne göre belirlenmesi gerektiği hususu da dikkate alınarak bir karar verilmelidir.
2- Kabule göre de; davacının yasal ilave tediye alacağının 4857 sayılı Yasada düzenlenen ücret alacaklarından olmadığı, bu nedenle en yüksek banka mevduat faizine değil, davacının talebi ile bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren yasal faiz oranını aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiği göz ardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların alacak hesabına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı Şirkete iadesine, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.