YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/864
KARAR NO : 2015/16408
KARAR TARİHİ : 29.12.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar … ve …, … Köyü çalışma alanında 1968 yılında yapılan tapulama sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle, 07.09.2012 tarihinde dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 01.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 20949.81 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacıların anlaşmaları nedeniyle 7500 metrekaresinin davacı …, geri kalan 13449.81 metrekare kısmın davacı … adına tesciline karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrası “davanın kısmen kabulüne, 18.8.2014 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1491.79 metrekarelik 102 ada 38 parsel, (B) harfi ile gösterilen 110.07 metrekarelik 126 ada 5 parsel ve (C) harfi ile gösterilen 5888.56 metrekarelik 102 ada 30 parselin davacılar adına tesciline” şeklinde yazılmış, davacılar vekilinin talebi üzerine hüküm fıkrası mahkemece ilk karar gibi tavzih edilmiş; hüküm ve tavzih kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak mahkemece, 01.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 20949.81 metrekare taşınmazın davacıların anlaşmaları nedeniyle 7500 metrekaresinin davacı …, geri kalan 13449.81 metrekaresinin davacı … adına tesciline karar verilmiş ise de, davacı … ve davacı … adına tescil edilecek kısımlar fen bilirkişisine krokide işaretlettirilmeden hüküm kurulmuştur. Bu durum hükmün infazında karışıklığa sebebiyet vereceğinden davacılar İsmet ve Hatun adına tescil edilecek kısımlar fen bilirkişi tarafından krokide ayrı ayrı gösterilerek bu krokiye atıf yapılmak suretiyle hüküm oluşturulmalıdır. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 29.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.