Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/28605 E. 2015/24943 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28605
KARAR NO : 2015/24943
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili iş akdinin geçerli bir nedene dayalı olmaksızın sonlandırıldığını öne sürerek feshin geçersizliğinin tespit ile davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş akdinin 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi gereğince haklı olarak feshedildiğini, davacının iş ilişkisi devam ederken iş yeri kurallarına aykırı davrandığını, amirlerine karşı kaba davranışlarda bulunduğunu, davacının hastanenin iç işleyişini düşünmeksizin kendisine özel muamele yapılmasını beklediğini, davacının eylemlerinin haklı nedenle fesih sebebi oluşturduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının doğumunu çalışmış olduğu hastanenin süit odasında yapmak istediği ve bu hususta kendisine oda ayrılması talebinde bulunduğu, buna karşılık kendisine bu odanın tahsis edilmemesi üzerine davacının bu işlerle görevli olan yatan hasta hizmetleri sorumlusu …’a e-mail yolu ile çift kişilik odalarda yatmak istemediğini, “niye yıllardır hemşirelik hizmetleri yöneticisi odayla uğraşırken kimsenin dikkatini çekmiyordu, neyse sağol, yönetimden ve hastaneden fazla beklentim var. Benim adamına göre iş yaptıklarını unuttum, geç çıkmaz herhalde odaya süsleme falan yapacaklar, ilettin demi, … hanıma teşekkürümü olur da ben de görürsem ileticem yarın, zaten hafta sonu geliyor, keşke egosunu başka yerde tatmin etseydi” şeklinde mail attığı, yatan hasta hizmetleri sorumlusu …’ın bu maili personel birimine bildirdiği ve bunun üzerine hizmet akdinin sonlandırıldığı ancak dinlenen tanık beyanlarından kendisi ile aynı konumda olan çalışanların süit odada kaldığı ve davacının da süit odada doğumunu yapmak istemesinin haklı nedene dayalı olduğu,kendisine bu odanın tahsis edilmemesi üzerine yazdığı maillerin işverenine hakaret içerikli olmadığı, sadece davacının kırgınlığını belirttiği, bu davranışı nedeniyle davacıya uyarma, kınama vs ceza verilebileceği halde doğrudan iş akdinin feshedilmesinin haklı yada geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

İş Kanununun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II.maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi süresince herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacının iş akdi yatan hasta hizmetleri sorumlusu …’a göndermiş olduğu 07.08.2014 tarihli “niye yıllardır hemşirelik hizmetleri yöneticisi odayla uğraşırken kimsenin dikkatini çekmiyordu, neyse sağol, yönetimden ve hastaneden fazla beklentim var. Benim adamına göre iş yaptıklarını unuttum, geç çıkmaz herhalde odaya süsleme falan yapacaklar, ilettin demi … hanıma teşekkürümü olur da ben de görürsem ileticem yarın, zaten hafta sonu geliyor, keşke egosunu başka yerde tatmin etseydi” içerikli mailler nedeniyle 29.09.2014 tarihinde toplanan disiplin kurulu kararı ile tazminatsız olarak sona erdirilmiştir. Davacının gönderdiği maillerde ismi geçen ….’nın genel müdür yardımcısı olduğu da dikkate alındığında maillerde kullanılan ifadelerin işyerinde olumsuzluğa yol açacağı açık olup, davacının feshe konu sözleri fesih için haklı neden olmasa bile geçerli neden teşkil eder. Mahkemece, feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihinde alınması gerekli 27,70 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı dosyanın yargıtaya gidiş dönüş masrafı dahil toplam 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan delil ve gider avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 10/12/2015 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi