Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/194 E. 2015/4682 K. 03.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/194
KARAR NO : 2015/4682
KARAR TARİHİ : 03.04.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/06/2014 tarih ve 2013/114-2014/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili site kat maliklerinin aidatlarını davalı bankadaki hesaba yatırdıklarını, hesapta bulunan paraya genel site yönetim tarafından yapılan icra takibi nedeniyle haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu ihbarnamenin bankaya ulaştığı gün hesaptaki paraya haciz ve bloke konulduğunu, ancak bankanın daha sonra hesaba yatan paralar üzerine de haciz koymaya devam ettiğini, banka tarafından yönetim hesabında bulunan paralara kanunsuz olarak bloke konulduğunu, haksız blokeler nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, ayrıca bankadaki hesabın kapatılması taleplerinin bir adet çek yaprağı bulunduğu gerekçesi ile reddedildiğini ileri sürerek, haksız blokeler nedeniyle ödemelerin aksaması ve bu geç ödemeler sonucu oluşan gecikme faizine maruz kalınması nedeniyle 1.000,00 TL maddi , 1.000,00 TL manevi zararın davalıdan tahsilini, 42411 nolu hesaba ait boş çek yaprağının iptalini veya hesabın kapatılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankaca yapılan tüm işlemlerin yasa ve mevzuata uygun olduğunu, davacının iddialarının haksız bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından davacı hesaplarına konulan hacizlerin icra dosyasından gönderilen haciz ihbarnameleri ve icra müdürlüğünün talimatı doğrultusunda yapılmış olduğu, haciz işlemlerine esas icra takibinin iptal edilmesi banka tarafından davacı hesabındaki paranın üzerine haciz konulması işleminin haksız olarak kabul edilemeyeceği, icra dosyasına yatan paranın takibin iptal edilmesi nedeniyle icra dosyası borçlusu olan davacıya iade edildiği gibi bunun dışında başka bir zarar doğmuşsa davalı bankanın bu zarardan sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı, davacının yedinde bulunduğu anlaşılan işlem görmemiş çek yaprağının bankaya iade edilmesi durumunda bu hesabın kapanması koşullarının oluşacağı, bu gereğin davacı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle çek yaprağının iptali ve hesabın kapatılma isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, site blok yönetimine ait banka hesabına konulan bloke nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine istemine ilişkindir. Dava, blok kat malikleri adına açılmış olup kat malikleri genel kurulunca denetçinin işbu dava bakımından kat maliklerine temsilci atanması suretiyle dava açılması ve sürdürülmesi 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine aykırıdır. Kat maliklerini temsil yetkisi 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 35 ve diğer maddelerine göre yönetime aittir. Yöneticinin kat maliki olup olmaması söz konusu kanundaki temsil hak ve yetkisinin kullanımına engel teşkil etmeyip, davacı adına işbu davanın yönetici veya onun tarafından tayin edilmiş vekil sıfatıyla açılması gerekir. Bu durumda, kat malikleri temsilcisinde hata edildiğinin kabulü ile yöneticiden vekaletname alınarak dosyaya ibrazı halinde davaya devam edilmesi, aksi takdirde dava açan denetçinin kat maliki olması hasebiyle diğer bütün kat maliklerinin davaya dahil edilmesi suretiyle davaya devam edilmesi gerekirken, denetçinin davacının temsilcisi kabul edilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.