YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4618
KARAR NO : 2015/5706
KARAR TARİHİ : 22.04.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/09/2014 tarih ve 2013/308-2014/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…” çanta tasarımlarının OHIM nezdinde 2010 yılından beri tescilli olup, tasarımların dünya genelinde tanınmış olduğunu, tasarımların aynı zamanda telif hakları ile korunduğunu, davalının bu çanta tasarımlarını birebir kullanarak piyasaya sunduğunu tespit ettiklerini, işbu eyleminin müvekkilinin telif hakkı ile endüstriyel tasarımlarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının müvekkilinin telif hakkı ve endüstriyel tasarımlarına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespiti, durdurulması, önlenmesi, haksız rekabete neden olan davalı ürünlerinin üretiminin, satışının durdurulması, önlenmesi, imhası, üretimde kullanılan kalıplara el konulması, imhası, 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin herhangi bir tecavüz ya da haksız rekabet yaratacak eyleminin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu tasarımların FSEK kapsamında eser niteliği olmayıp, mahkemenin görev kapsamının 5846 sayılı FSEK, 551, 554, 555 ve 556 sayılı KHK’larda belirtilen haklara yönelik olup, davacı tarafın iddia ettiği hususlarda …’de kayıtlı bir tasarım olmadığı gibi, söz konusu çantaların fikri eser olma özelliği de olmadığından uyuşmazlığın TTK’da belirlenen haksız rekabet hükümleri gereği çözülmesi gerektiğinden davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi’ne ait olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin … Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, telif ve tescilsiz tasarım hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i, maddi- manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, davacı tarafça uyuşmazlık konusu çanta tasarımlarının 5846 sayılı FSEK kapsamında eser olduğundan bahisle anılan Yasa hükümlerine dayalı olarak da tecavüzün önlenmesi talep edilmiştir. Bu durumda, mahkemece anılan tasarımın 5846 sayılı FSEK’in 4/4 fıkrası kapsamında güzel sanat eseri olarak korunup korunmayacağı hususunda mahkemenin görevi dahilinde inceleme yaptırıldıktan sonra bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle, şayet davalı eyleminin 5846 sayılı FSEK’ten kaynaklanan hak sahipliğine tecavüz oluşturmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde; aynı yasanın 84 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine tabi olması halinde de 5846 sayılı FSEK 76. maddesi uyarınca mahkemenin görevli olacağının ve herhalükarda fikri haklara ve haksız rekabet iddiasına dayalı olarak açılan işbu davada mahkemece 5846 sayılı FSEK hükümlerinin uygulanmayacağı neticesine varılması durumunda, davalı eyleminin 6102 sayılı TTK 55 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine göre değerlendirilmesinin de ihtisas mahkemesinin görevi kapsamında olacağı dikkate alınarak işin esası hakkında hüküm tesisi gerekirken, davacının dayandığı tescilsiz tasarının 5846 sayılı FSEK’in 4/4. fıkrasına göre güzel sanat eseri olmadığı yolundaki bilirkişi raporunda varılan sonuca göre görevli olup olmadığının takdiri doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.