Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/24370 E. 2015/20074 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24370
KARAR NO : 2015/20074
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı belediye ve davalı …Elektronik Medikal Ltd Şti’nin tüm, davalı …Sosyal Hizmetler Ltd.Şti’ nin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, belediyede kesintisiz olarak temizlik işçisi olarak çalıştığını, emekli olmasından dolayı hak etmiş olduğu kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücret alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …Sosyal Hizmetler Ltd.Şti, davacının emekli olması nedeni ile kendi rızası ile işten ayrıldığını, hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, şirket açısından zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiş, diğer davalı şirket ve davalı belediye cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, davacının ücret alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7nci maddesinde, iş mahkemelerinde sözlü yargılama usulü uygulanır. Ancak 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447 inci maddesi ile sözlü yargılama usulü kaldırılmış, aynı yasanın 316 ve devamı maddeleri gereğince iş davaları için basit yargılama usulü benimsenmiştir.
Sözlü yargılama usulünün uygulandığı dönemde zamanaşımı def’i ilk oturuma kadar ve en geç ilk oturumda yapılabilir. Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde 319 uncu madde hükmü uyarınca savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. 01.10.2011 tarihinden sonraki dönemde ilk oturuma kadar zamanaşımı definin iler sürülmesi ve hatta ilk oturumda sözlü olarak bildirilmesi mümkün değildir.
Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin uygulandığı dönemde, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı defi de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir.
1086 sayılı HUMK yürürlükte iken süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı define davacı taraf süre yönünden hemen ve açıkça karşı çıkmamışsa (suskun kalınmışsa) zamanaşımı defi geçerli sayılmakta iken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uygulandığı dönemde süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı definin geçerli sayılabilmesi için davacının açıkça muvafakat etmesi gerekir. Başka bir anlatımla 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamalar bakımından süre geçtikten sonra ileri sürülen zamanaşımı define davacı taraf muvafakat etmez ise zamanaşımı defi dikkate alınmaz.
Zamanaşımı definin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürülmesi de mümkündür (Yargıtay HGK. 04.06.2011 gün 2010/ 9-629 E. 2011/ 70. K.).
Somut olayda, davacı 03.08.1998 tarihinden emekli olduğu 02.12.2013 tarihine kadar davalı belediyede farklı alt işverenler nezdinde temizlik işlerinde çalışmış olup kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı …Sosyal Hizmetler Ltd.Şti cevap dilekçesinde usulüne uygun ve süresi içerisinde zaman aşımı savunmasında bulunmuş ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücret alacakları davacının ilk işe girdiği tarihten itibaren hesaplanarak zamanaşımı savunması dikkate alınmamıştır. Bu nedenle davalı …Sosyal Hizmetler Ltd.Şti tarafından dava dilekçesine karşı süresinde yapılan zamanaşımı savunması dikkate alınarak davalı …Sosyal Hizmetler Ltd.Şti’nin sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken dava dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı savunmasına değer verilmeden hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı … Belediye Başkanlığı ve davalı …Elektronik Medikal Ltd Şti’ne yükletilmesine, davalı …Ltd. Şirketi …Ltd. Şirketi ile birlikte kararı temyiz edip tek temyiz harcı yatırıldığından bu şirkete temyiz harcının iadesine yer olmadığına, 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.